1. Klemens Mektubu (Tam Metin)

Bu, Erken Dönem Hristiyan eserlerinden biri olan 1. Klemens mektubunun Türkçe çevirisidir.
Giriş
Metnin Genel Görünümü
Birinci yüzyılın en eski Hristiyan yazılarından biri olan İlk Klemens, Roma piskoposu Klemens (veya Romalı Klemes/Klement/Clemens) tarafından modern Yunanistan’daki Korint kilisesine hitaben yazılmış bir mektuptur. Patristik geleneğin güzel bir örneği olan mektup, Korint piskoposlarının topluluk tarafından görevden alınması haberine bir yanıttır.
Yazar, kilisenin ayaklanmalarından tövbe etmesi, piskoposlarını makamlarına geri getirmesi ve Mesih’e itaat ederek otoritelerine boyun eğmesi çağrısında bulunurken hem Eski Ahit’in hem de Yeni Ahit’in örneklerini hatırlatır. Mektup, ilk Hristiyanların ruhsallığına dair paha biçilmez bir tanıklıktır ve eski kiliseler arasındaki ilişkisel yapıya dair içgörü sağlamanın yanı sıra Yeni Ahit yazılarına erken referanslar ve erken kilisenin İsa Mesih hakkındaki teolojisini değerli içgörüler sunar.
Geleneğe göre, mektup zaman zaman kiliselerde sesli bir şekilde okunurdu. Zamanla, mektup asil dili olan Yunancadan Latince ve Süryanice gibi diğer dillere çevrilmiştir. Erken kilisenin bazı kısımları bunu kanonik olarak kabul etmiştir. Mektubun en eski mevcut kopyası, Vahiy kitabının hemen ardından İkinci Klemens ile birlikte eklenmiş bulunan 5. yüzyıla ait Kodeks Alexandrius’ta yer almıştır (Süryanice çeviriler mektubu doğrudan Vahiy kitabının önüne koyar). Kodeks’in geleneksel olarak Mısır’ın İskenderiye kentinde yazıldığı düşünülmektedir ancak 1621’de dönemin Doğu Ortodoks Patriği Kiril Lukaris tarafından Konstantinopolis’e (günümüzdeki İstanbul) taşınmış ve daha sonra Kral James 1’e hediye edilerek 1627’de İngiltere’ye aktarma yapılmıştır. 1. Klemens mektubu daha sonra 1633’te yayınlanmıştır.
Yazar
Yazar hakkında çok az şey bilinmektedir ve mektupta hiçbir yerde yazar açıkça belirtilmemiştir.
Roma piskoposu Klemens tarafından yazıldığına dair güçlü bir erken kilise geleneği vardır. Korintli Dionysius ve Lyonlu İrenaeus gibi erken ikinci yüzyıl kilise otoriteleri yazarlığı ona atfetmişlerdir. Hieronymus, Origenes, Kayserili Eusebius ve Selamisli Epifanios gibi bazı erken dönem kilise babaları, bu Klemens’in, elçi Pavlus’un Filipililer 4:3’te bahsettiği Klement ile aynı olduğuna inanıyorlarmıştır. Birinci yüzyıl yazı Hermas’ın Çoban, kilise yazılarını uzak yerlere göndermekle görevli bir Klemens’ten bahseder ve bunun aynı kişi olması mümkündür.
Bu Klemens’in kişisel yaşamı ve ölümü hakkında kesin olarak hiçbir şey bilinmemektedir. İmparator Trajan döneminde şehit edildiğine dair erken bir gelenek vardır ancak ayrıntıların hiçbiri doğrulanamamaktadır.
Tarih
Kitabın tarihini belirlemek çok zordur ancak genel bir zaman dilimi belirlemeye yardımcı olan bazı iç ipuçları vardır.
Yazar, yakın zamanda katlandıkları zulümlerden ve elçiler Petrus ve Pavlus’un ölümlerinden bahseder; bu da kitabın en erken MS 67'den sonraki bir zamana ait olduğunu gösterir. Klemens ayrıca Yeruşalim’deki Yahudi tapınağından ve kâhinlikten şimdiki zaman sürekli terimleriyle bahseder, bu da mektubun MS 70’te Titus döneminde Yeruşalim’in yıkılmasından önce yazıldığını düşündürür.
Genel olarak, akademik fikir birliği bu mektubun birinci yüzyılın ikinci yarısında, hatta Yeni Ahit’teki bazı sonraki yazılardan önce yazıldığı yönündedir, halbuki ikinci yüzyılın ortalarına tarihlenen bir fikrini benimseyen bazı uzmanlar da vardır.
Klemens’in İlk Mektubu (Tam Metin)
Roma’da geçici olarak ikamet eden Tanrı’nın kilisesinden, Korint’te geçici olarak ikamet eden Tanrı’nın kilisesine; Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı’nın isteğiyle çağrılmış ve kutsal kılınmış olanlara: Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’dan, Rab İsa Mesih aracılığıyla lütuf ve esenlik size çoğalsın.
1. Bölüm
1. Başımıza gelen öngörülemeyen ve ardı ardına gelen talihsizlikler ve felaketler nedeniyle, aranızda tartışılan konulara ilişkin size dönmekte geciktiğimizi düşünüyoruz, sevgililer; ve birkaç pervasız ve inatçı kişinin körüklediği, Tanrı'nın seçilmişlerine yabancı ve iğrenç bir fitne öyle bir çılgınlığa ulaştı ki saygıdeğer, ünlü ve tüm insanlar tarafından sevilmeye layık görülen adınız büyük ölçüde küfre uğramıştır.
2. Çünkü aranızda kalanlardan sizin en harikulade ve sağlam imanınızı kim onaylamadı? Kimdir ki Mesih'teki ölçülü ve uysal dindarlığınıza hayran kalmadı? Kimdir ki misafirperverliğinizin muhteşem karakterini ilan etmedi? Ve kimdir ki tam ve sarsılmaz bilginizi mutlu saymadı?
3. Çünkü her şeyi tarafsızca yapıyordunuz ve yöneticilerinize itaat ederek ve aranızdaki yaşlılara uygun olan saygıyı göstererek Tanrı'nın yasalarına göre yürüyordunuz. Gençlere hem ölçülü hem de saygılı düşünmeyi teşvik ediyordunuz. Ve kadınlara her şeyi kusursuz, saygılı ve pak bir vicdanla tamamlamalarını, kocalarını uygun olduğu gibi sevmelerini emrediyordunuz. Onlara, itaat kuralına bağlı kalarak, kendi evlerini saygıyla yönetmeyi, son derece ölçülü davranmayı öğretiyordunuz.
2. Bölüm
1. Ve hepiniz alçakgönüllü oluyordunuz; hiçbir şeyle övünmeden, boyun eğdirmektense boyun eğiyordunuz; almaktan çok vermekten hoşnut oluyordunuz; Mesih’in sağladıklarıyla yetiniyordunuz. Ve O’nun sözlerine dikkat edip onları derin sevgilerinizde taşıyarak özenle saklıyordunuz; ve O’nun çektiği acılar gözlerinizin önünde oluyordu.
2. Böylece herkese derin ve zengin bir huzur ve iyilik yapma konusunda doyumsuz bir özlem verilmiştir; ve Kutsal Ruh’un tam bir dökülüşü hepinizin üzerine geliyordu.
3. Ve iyi bir gayret içinde, dindar bir güvenle ve kutsal bir öğütle dolu olarak, istemeden günah işlediyseniz O’ndan merhamet etmesini dileyerek ellerinizi Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’ya uzatıyordunuz.
4. Tüm kardeşlik için gece gündüz mücadele ediyordunuz ki merhamet ve vicdanla O’nun seçilmişlerinin sayısı kurtarılsın.
5. Birbirinize karşı samimi, masum ve kin beslemeyen oluyordunuz.
6. Her fitne ve her bölünme size iğrenç geliyordu. Komşunuzun günahları üzerinde yas tutuyordunuz. Onların eksikliklerini kendi eksiklikleriniz olarak sayıyordunuz.
7. Her iyi işe hazır, her türlü iyiliği yapmada isteksiz davranmıyordunuz.
8. En erdemli ve şerefli yaşam tarzıyla süslenmiş olarak, her şeyi O’nun korkusuyla yerine getiriyordunuz. Rab’bin buyrukları ve kuralları yüreklerinizin levhalarına yazılmıştı.
3. Bölüm
1. Tüm şan ve bolluk size verildi ve yazılmış olan yerine getirildi: “Sevdiğim olan yedi, içti, büyüdü, şişmanladı ve tekme attı.”Yasa’nın Tekrarı 32:15
2. Bundan dolayı kıskançlık ve haset, çekişme ve fitne, zulüm ve kargaşa, savaş ve esaret [ortaya çıktı].
3. Böylece itibarsız olanlar saygın olanlara, şöhretsiz olanlar yüceltilmiş olanlara, akılsızlar bilge olanlara, gençler yaşlılara karşı kışkırtıldı.
4. Bu yüzden doğruluk ve barış uzaktır; çünkü her biri Tanrı korkusunu terk etti ve O’na olan imanında körleşti. Ne O’nun buyruklarının kurallarına göre yürüyor ne de Mesih’e layık bir şekilde davranıyorlar; aksine her biri, ölümün dünyaya girmesine yol açan haksız ve tanrısız bir kıskançlığa kapılarak kötü yüreğinin arzularına göre ilerler.
4. Bölüm
1. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Ve günler geçtikten sonra, Kayin toprağın meyvelerinden Tanrı’ya sunu getirdi. Ve Habil de koyunların ilk doğanlarından ve onların yağlarından getirdi.
2. Ve Tanrı Habil’e ve armağanlarına baktı, ama Kayin’e ve kurbanlarına ilgiyle bakmadı.
3. Ve Kayin çok üzüldü ve suratı düştü.
4. Ve Tanrı Kayin’e dedi ki: ‘Neden çok üzüldün ve neden suratın düştü? Doğru bir şekilde sunmuş, fakat doğru bir şekilde ayırmamış olsaydın, günah işlemiş olmaz mıydın?
5. Sakin ol. O sana dönecek ve sen ona hükmedeceksin."
6. Ve Kayin kardeşi Habil’e dedi ki: ‘Haydi ovaya gidelim.’ Ve ovadayken Kayin kardeşi Habil’e karşı kalkıp öldürdü.”Yaratılış 4:3-8
7. Görüyorsunuz kardeşler, kıskançlık ve haset kardeş katilliğine yol açtı.
8. Kıskançlık yüzünden babamız Yakup, kardeşi Esav’ın huzurundan kaçtı.
9. Kıskançlık, Yusuf’un ölüm noktasına kadar zulüm görmesine ve köleliğe düşmesine neden oldu.
10. Kıskançlık, Musa’yı, soydaşından “Seni bizim üzerimize yargıç veya yönetici olarak kim atadı? Dün Mısırlıyı öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?” sözlerini duyunca, Mısır kralı Firavun’dan kaçmaya zorladı.Çıkış 2:14-15
11. Kıskançlık yüzünden Harun ve Miryam kampın dışında kalmaya zorlandılar.
12. Kıskançlık, Tanrı’nın hizmetkârı Musa’ya isyan ettikleri için Datan ve Aviram’ı diri diri Hades’eÖlüler Diyarı indirdi.
13. Kıskançlık yüzünden Davut sadece yabancılar tarafından kıskanılmakla kalmadı, aynı zamanda İsrail kralı Saul tarafından da zulüm gördü.
5. Bölüm
1. Fakat eski zamanların örneklerini bir kenara bırakalım; [zamanımıza] en yakın olan [ruhsal] sporculara gelelim. Neslimizden soylu örnekleri alalım.
2. Kıskançlık ve haset yüzünden en büyük ve en adil sütunlarıElçiler zulme uğradı ve ölüme kadar mücadele ettiler.
3. Gözlerimizin önüne iyi elçileri koyalım:
4. Haksız kıskançlık yüzünden bir veya iki değil, birçok acıya katlanan ve böylece şehitlik ederek hak ettiği görkemli yere giden Petrus.
5. Kıskançlık ve anlaşmazlık yüzünden Pavlus, sabrın ödülünü gösterdi.
6. Yedi kez zincire vurulmuş, sürgün edilmiş, taşlanmış, hem doğuda hem de batıda vaiz olan o, imanının soylu şöhretini kazandı.
7. Tüm dünyaya doğruluğu öğrettikten, batının en uç noktalarına ulaştıktan ve yöneticilere tanıklık ettikten sonra, dünyadan ayrıldı ve sabrın en büyük örneği olarak kutsal yere alındı.
6. Bölüm
1. Dindar bir şekilde yaşayan ve kıskançlık yüzünden birçok kötü işkence ve eziyete katlandığı için aramızda en güzel örnekler hâline gelen bu adamlara, seçilmişlerin büyük bir kalabalığı toplandı.
2. Kıskançlık yüzünden kadınlar da zulüm gördü; Danaydes ve Dirkay gibi, korkunç ve kutsal olmayan eziyetlere katlandıktan sonra iman yolundaki sarsılmaz yarışlarını tamamladılar ve bedensel olarak güçsüz olan bunlar soylu bir ödül kazandılar.Bazı uzmanlar, Danaydes isminin, şehit edilmeden önce tecavüze uğrayan bir Hristiyan kadına referans olabileceğini düşünmektedir. Eski Kilise geleneğe göre Dirke adlı bir kadın, bir boğanın boynuzlarına bağlanarak sürüklenmiş ve şehit edilmiştir.
3. Kıskançlık, karı kocaları birbirinden ayırdı ve atamız Âdem hakkında söylenen “İşte şimdi bu, kemiklerimden kemik, etimden ettir”Yaratılış 2:23 sözünü bozdu.
4. Kıskançlık ve çekişme büyük şehirleri yıktı ve büyük halkları kökünden söktü.
7. Bölüm
1. Sevgililer, bunları size sadece öğüt vermek için değil, kendimize de hatırlatmak için yazıyoruz. Çünkü biz de aynı arenadayız ve aynı yarışın içindeyiz.
2. Bu nedenle boş ve anlamsız düşünceleri terk edip geleneğimizin şanlı ve kutsal kuralına yönelelim.
3. Ve bizi Yaratan’ın önünde neyin iyi, hoş ve kabul edilebilir olduğunu görelim.
4. Mesih’in kanına dikkatlice bakalım ve bunun Babası için ne kadar değerli olduğunu bilelim. Çünkü kurtuluşumuz uğruna dökülmüş olarak, tüm dünyaya tövbe lütfunu getirmiştir.
5. Tüm nesilleri gözden geçirelim ve nesilden nesile Efendi’nin,Klemens, Tanrı'dan bahsederken hem "Rab" (ὁ κύριος) hem de "Efendi" (ὁ δεσπότης) sözcüklerini kullanmaktadır. Ben de eserin bütünü boyunca bu retorik ayrımı korumayı tercih ettim. Örneğin bknz. 1. Klemens 64:1. kendisine dönmek isteyenlere tövbe yeri verdiğini dikkatlice öğrenelim.
6. Nuh tövbeyi vaaz etti ve itaat edenler kurtuldu.
7. Yunus Ninovalılara yıkımı vaaz etti. Ama günahlarından tövbe ettikten ve yalvararak Tanrı’ya kefaret sunduktan sonra, Tanrı’ya yabancı olmalarına rağmen kurtuluşa kavuştular.
8. Bölüm
1. Tanrı’nın lütfunun hizmetkârları, Kutsal Ruh aracılığıyla tövbe hakkında konuştular.
2. Ve her şeyin Efendisi de bizzat tövbe hakkında ant içerek şöyle demiştir: “Varlığımın hakkı için, diyor Rab, günahkârın ölümünü değil, tövbesini istiyorum.”Hezekiel 33:11 Ve iyi bir bildiri eklemiştir:
3. “Ey İsrail ev halkı, tüm yasasızlığınızdan tövbe edin. Halkımın oğullarına de ki, günahlarınız yerden göğe kadar ulaşsa ve kızıldan daha kırmızı, çuval bezinden daha siyah olsa bile, tüm yüreğinizle Bana döner ve ‘Baba!’ derseniz, sizi kutsal bir halk olarak dinleyeceğim.”Bu ifade, Hezekiel 33'e serbest bir atıf olabilir ya da artık kayıp olan ve Hezekiel'e atfedilen apokrif bir eserden alınmış olabilir.
4. Ve başka bir yerde şöyle diyor: “Yıkanın ve pak olun. Canlarınızdaki kötülükleri gözümün önünden kaldırın. Kötülükten vazgeçin, iyilik yapmayı öğrenin, adaleti arayın, haksızlığa uğrayanı kurtarın, yetime adalet verin ve dul kadına hak verin. Ve gelin, birlikte akıl yürütelim, diyor Rab. Günahlarınız kıpkırmızı olsa bile, onları kar gibi beyaz yapacağım. Kızıl olsa bile, onları yün gibi beyaz yapacağım. Eğer isterseniz ve Beni dinlerseniz, yeryüzünün iyi şeylerini yiyeceksiniz. Ama istemezseniz ve Beni dinlemezseniz, bir kılıç sizi yutacaktır. Çünkü Rab’bin ağzı bunları söyledi.”Yeşaya 1:16-20
5. Bu nedenle, tüm sevdiklerinin tövbeden pay almasını dileyerek, bunu her şeye gücü yeten iradesiyle sağlamlaştırdı.
9. Bölüm
1. Bu nedenle, O’nun muhteşem ve yüce iradesine itaat edelim. Ve O’nun merhametine ve iyiliğine yalvaranlar olarak yere kapanarak, verimsiz çabayı, çekişmeyi ve ölüme götüren kıskançlığı terk edip O’nun şefkatlerine dönelim.
2. O’nun muhteşem yüceliğine tam olarak hizmet edenlere gözlerimizi dikelim.
3. İtaatte doğru bulunmuş, ölümü bulunmamış olan alınıp götürülen Hanok’u örnek alalım.
4. Sadık bulunan Nuh, hizmeti sayesinde dünyaya yeniden doğuşu vaaz etti; Rab de onun aracılığıyla, gemiye birlik içinde giren canlıları korumuştur.
10. Bölüm
1. “Dost” diye adlandırılan İbrahim, Tanrı’nın sözlerine itaat ettiği için sadık bulundu.
2. İtaat sayesinde, Tanrı’nın vaatlerini miras almak için, küçük bir ülkeyi, zayıf bir akrabayı ve küçük bir evi geride bırakarak ülkesinden, akrabalarından ve babasının evinden ayrıldı. Çünkü O ona şöyle diyor:
3. “Ülkenden, akrabalarından ve babanın evinden, sana göstereceğim ülkeye git. Ve seni büyük bir halk yapacağım ve seni kutsayacağım ve adını yücelteceğim ve sen kutsanmış olacaksın. Ve seni kutsayanları kutsayacağım ve seni lanetleyenleri lanetleyeceğim ve sende yeryüzünün tüm oymakları kutsanacak.”Yaratılış 12:1-3
4. Ve yine, Lot’tan ayrıldığında Tanrı ona şöyle dedi: “Gözlerini kaldır ve şu anda bulunduğun yerden kuzeye, güneye, doğuya ve batıyaGrekçe metinde burada “batıya” karşılığı yerine, kelime anlamı “denize” olan “θάλασσαν” ifadesi kullanılmıştır. Bu kullanım, Akdeniz merkezli antik coğrafi yönlendirmede batı yönünü ifade eder. bak; gördüğün tüm toprağı sana ve soyuna sonsuza dek vereceğim.Yaratılış 13:14-15
5. Ve tohumunu yeryüzünün kumu gibi yapacağım. Eğer biri yeryüzünün kumunu sayabilirse, soyun da öyle sayılacaktır.”Yaratılış 13:16
6. Ve yine şöyle diyor: “Tanrı İbrahim'i dışarı çıkardı ve ona şöyle dedi: ‘Gökyüzüne bak ve yıldızları say, eğer onları sayabilirsen. Soyun da öyle olacak.’ Ve İbrahim Tanrı'ya iman etti ve bu ona doğruluk olarak sayıldı.”Yaratılış 15:5-6
7. İman ve misafirperverlik sayesinde yaşlılığında ona bir oğul verildi; itaat aracılığıyla Tanrı’ya gösterdiği dağda, onu kurban olarak sunmuştur.
11. Bölüm
1. Misafirperverlik ve dindarlık sayesinde Lut, tüm bölge ateş ve kükürtle yargılanırken Sodom’dan kurtarıldı; Efendi, kendisine güvenenleri terk etmediğini, ancak O’ndan sapanları cezaya ve işkenceye teslim ettiğini açıkça gösterdi.
2. Çünkü bir işaret konuldu: Onunla birlikte yola çıktığında, karısı fikir olarak ayrı olduğu ve onunla uyum içinde olmadığı için bugüne kadar bir tuz sütununa dönüştü; öyle ki kararsız olanlar ve Tanrı’nın gücünden şüphe edenler yargıya uğrar ve tüm nesiller için bir işaret olur.
12. Bölüm
1. İman ve misafirperverliği sayesinde fahişe Rahav kurtuldu.
2. Çünkü Nun oğlu Yeşu tarafından Eriha’ya casuslar gönderildiğinde, ülkenin kralı onların ülkeyi gözetlemek için geldiklerini anladı ve onları yakalamak için adamlar gönderdi ki yakalandıktan sonra öldürülsünler.
3. Bunun üzerine, misafirperver Rahav, onları içeri alıp keten sapın altına, üst kattaki odaya sakladı.
4. Kralın adamları gelip, “Ülkemizin casusları sana gelmiş. Onları dışarı çıkar, çünkü kral böyle emrediyor” dediklerinde, Rahav şöyle cevap verdi: “Gerçekten de aradığınız adamlar bana geldi, ama hemen ayrıldılar ve yola çıktılar.” Ve onlara ters yöne doğru yolu gösterdi.
5. Ve adamlara şöyle dedi: “Kesinlikle biliyorum ki Rab Tanrı bu ülkeyi size veriyor. Çünkü sizin korkunuz ve titremeniz burada yaşayanların üzerine çöktü. Bu nedenle, [ülkeyi] ele geçirdiğinizde, beni ve babamın ev halkını koruyun.”
6. Ve ona şöyle dediler: “Söylediğin gibi olacak. Bizim geldiğimizi bildiğinde, ev halkından olan herkesi çatının altına topla ve onlar korunacaklar. Çünkü evin dışında bulunan herkes yok edilecek.”Yeşu 2:2-19
7. Ve ona bir işaret verdiler: evinden kırmızı bir [işaret] assın diye; bununla, Rab’bin kanı aracılığıyla iman eden ve Tanrı’ya umut bağlayan herkes için kurtuluş olacağını açıkça [ortaya] konuluyordu.
8. Görüyorsunuz, sevgililer, kadında sadece iman değil, aynı zamanda peygamberlik de ortaya çıkmıştır.
13. Bölüm
1. Öyleyse, alçakgönüllü olalım kardeşlerim. Tüm kibir, küstahlık, akılsızlık ve öfkeyi bir kenara bırakalım ve yazılanları yapalım. Çünkü Kutsal Ruh şöyle diyor: “Bilge kişi bilgeliğiyle, güçlü kişi gücüyle, zengin kişi zenginliğiyle övünmesin; ancak övünen kişi Rab’le övünsün, O’nu arayıp adalet ve doğruluk yapsın”Yeremya 9:23-24; özellikle de İsa Mesih’in söylediği, yumuşaklık ve sabırla öğrettiği sözleri hatırlayarak.
2. Çünkü şöyle dedi: “Merhamet gösterin ki merhamet göresiniz; bağışlayın ki bağışlanasınız. Ne yaparsanız, size de öyle yapılacaktır. Siz ne verirseniz, size de öyle verilecektir. Siz nasıl yargılarsanız, siz de öyle yargılanacaksınız. Siz nasıl iyilik gösterirseniz, size de öyle iyilik gösterilecektir. Hangi ölçüyle ölçerseniz, size de o ölçüyle ölçülecektir.”Bu alıntılar ile kanonik metinler arasındaki farklılıklar nedeniyle, Klemens'in burada Matta ve Luka'dan bağımsız, muhtemelen daha erken bir söz koleksiyonuna dayandığı yaygın olarak düşünülmektedir.
3. Bu buyruk ve bu ilkelerle, alçakgönüllü olarak O’nun kutsal sözlerine itaat ederek yürümek için kendimizi güçlendirelim.
4. Çünkü kutsal söz şöyle der: “Ben kime bakacağım, ancak alçakgönüllü, yumuşak huylu ve sözlerimden titreyen kişiye.”Yeşaya 66:2
14. Bölüm
1. Bu nedenle, kardeşler, kibir ve düzensizlik içinde bulunan iğrenç kıskançlığın önderlerini takip etmek yerine, Tanrı’ya daha çok itaat etmemiz doğru ve uygundur.
2. Çünkü sıradan bir zarara değil, aksine büyük bir tehlikeye uğrarız; eğer kendimizi pervasızca, bizi çekişme ve ayrılıklara iten insanların isteklerine teslim edersek, onlar bizi doğru olandan uzaklaştırmak [isterler].
3. Bizi Yaratan’ın şefkatine ve tatlılığına göre birbirimize karşı nazik olalım.
4. Çünkü şöyle yazılmıştır: “İyi olanlar ülkenin sakinleri olacak ve masum olanlar orada kalacaklardır. Ama yasa tanımazlar oradan tamamen yok edileceklerdir.”Özdeyişler 2:21-22
5. Ve yine şöyle der: “Tanrısız olanın Lübnan sedirleri gibi yükseltilip yüceltildiğini gördüm. Ve yanından geçtim ve işte, artık yoktu. Ve yerini aradım ve bulamadım. Masumiyeti koru ve doğruluğa bak, çünkü barışsever insan için bir kalıntıGrekçe ifade ἐγκατάλειμμα’dır. Burada “kalıntı” olarak çevrilen sözcük, bağlam içinde soy, zürriyet ya da geriye kalan nesil anlamında kullanılmaktadır. vardır.”Mezmurlar 37:35-37
15. Bölüm
1. Bu nedenle, barışı ikiyüzlülükle arayanlarla değil, dindarlıkla barış içinde yaşayanlarla birleşelim.
2. Çünkü bir yerde şöyle der: “Bu halk Beni dudaklarıyla onurlandırıyor, ama yürekleri Benden uzaktadır.”Yeşaya 29:13
3. Ve yine: “Ağızlarıyla kutsuyorlar, ama yürekleriyle lanetliyorlardı.”Mezmurlar 62:4
4. Ve yine şöyle der: “Onu ağızlarıyla sevdiler ve dilleriyle ona yalan söylediler; ve yürekleri O’nunla doğru değildi, O’nun antlaşmasına da sadık kalmadılar.”Mezmurlar 78:36-37
5. Dolayısıyla, “Doğru olana karşı kötülük konuşan aldatıcı dudaklar dilsiz olsun.”Mezmurlar 31:18 Ve yine: “Rab, tüm hilekâr dudakları, övünen dili, ‘Dilimizi yüceltelim, dudaklarımız bizimdir. Kim bizim Rabbimizdir?’ diyenleri tamamen yok etsin.
6. ‘Yoksulların çektiği sıkıntılar ve muhtaçların inlemeleri yüzünden şimdi ayağa kalkacağım, diyor Rab; onu güvenlik içinde yerleştireceğim. Ona özgürce konuşacağım.’Mezmurlar 12:3-5
16. Bölüm
1. Çünkü Mesih, alçakgönüllü olanlardandır; kendilerini O’nun sürüsünün üzerinde yüceltenlerden değil.
2. Tanrı’nın yüceliğinin asası olan Rab İsa Mesih, kibir veya gururun gösterişiyle gelmedi —oysa bunu yapabilirdi— aksine, Kutsal Ruh'un O'nun hakkında tam söylediği gibi, alçakgönüllülükle [geldi]. Çünkü O şöyle diyor:
3. “Ya Rab, kim bizim bildirdiğimize inandı? Ve Rab’bin kolu kime açıklandı? Biz O'nun önünde, susamış topraktaki bir kök gibi, bir çocuk gibi bildirdik. O’nda [çekici] bir görünüm veya şekil yoktur. Ve biz O’nu gördük ve O’nda [çekici] bir görünüm veya güzellik yoktu, ama şekli aşağılanmış, insanların görünümünden daha aşağıydı. Yaralı ve zahmet çeken bir adam, zayıflığı taşımayı bilen, çünkü yüzü çevrilmişti; aşağılanmış ve hor görülmüştü.
4. Böylece O bizim günahlarımızı taşar ve bizim için zayıflık çeker ve biz O’nu zahmet, yaralı ve sıkıntı içinde sandık.
5. Ve O bizim günahlarımız yüzünden yaralandı ve bizim yasasızlıklarımız yüzünden acı çekmiştir. Esenliğimizin cezası O’nun üzerindeydi ve O’nun yaralarıyla biz iyileştik.
6. Hepimiz koyunlar gibi yoldan saptık, her insan kendi yolunda saptı.
7. Ve Rab O’nu bizim günahlarımız uğruna teslim etti. Ve kötü muamele gördüğü için ağzını açmadı. Kesime götürülen bir koyun gibi, kırkıcı önünde sessiz bir kuzu gibi götürüldü; bu yüzden ağzını açmadı. Aşağılanma içinde yargısı kaldırıldı.
8. Kim O’nun soyunu kaydedecek? Çünkü hayatı yeryüzünden alındı.
9. Halkımın günahları yüzünden ölüme geldi.
10. Ve O’nun gömülmesi karşılığında kötüleri ve ölümü karşılığında zenginleri vereceğim. Çünkü O yasasızlık yapmadı ve ağzında hile bulunmadı ve Rab O’nu yaralarından temizlemek istiyor.
11. Eğer günah için bir kurban verirseniz, canınız uzun ömürlü bir soy görecektir.
12. Ve Rab O’nun canının ıstırabını gidermek, O’na ışığı göstermek, anlayış şekillendirmek ve birçoklarına iyi hizmet eden doğru olanı haklı çıkarmak istiyor. Ve O kendisi onların günahlarını taşır.
13. Bu nedenle birçoklarını miras alacak ve güçlülerin ganimetlerini paylaşacak, çünkü canı ölüme teslim edildi ve suçlular arasında sayıldı.
14. Ve birçoklarının günahlarını taşıdı ve günahları için teslim edildi.”Yeşaya 53:1-12
15. Ve yine O kendisi şöyle diyor: “Ama ben bir solucan gibiyim, insan değilim; insanların utancı ve halkın hor gördüğü biriyim.
16. Beni gören herkes benimle alay etti; dudaklarıyla konuştular ve başlarını sallayarak şöyle dediler: ‘Rab’be güvendi, O onu kurtarsın. Madem ki ondan hoşnut, O onu kurtarsın.’Mezmurlar 22:6-8
17. Görüyorsunuz sevgililer, bize nasıl bir örnek verildi. Eğer Rab bu kadar alçakgönüllüydüyse, O'nun lütfunun boyunduruğu altına girmiş olan bizler ne yapmalıyız?
17. Bölüm
1. Keçi derileri ve koyun postları içinde dolaşan, Mesih'in gelişini vaaz edenlerin örnek alanları olalım.İbraniler 11:37 Çünkü biz İlyas ve Elişa’yı, aynı şekilde Hezekiel’i, peygamberleri ve tanıklık etmiş olanları kastediyoruz.
2. İbrahim çok ünlüydü ve Tanrı’nın dostu olarak adlandırıldı.Yakup 2:23 Ve Tanrı’nın yüceliğine dikkatle bakarak, alçakgönüllü bir şekilde şöyle dedi: “Ama ben toz ve külüm.”Yaratılış 18:27
3. Dahası, Eyüp hakkında şöyle yazılmıştır: “Ama Eyüp doğru ve kusursuz, dürüst, Tanrı’dan korkan, her türlü kötülükten uzak duran biriydi.”Eyüp 1:1
4. Yine de kendisini suçlayarak şöyle diyor: “Hiç kimse lekeden pak değildir, hayatı bir gün bile olsa.”Eyüp 14:4-5
5. Musa, tüm evinde sadık olarak adlandırıldı ve onun hizmeti aracılığıyla Tanrı, Mısır’ı vebalar ve işkencelerle yargıladı. Ancak o, çok yüceltilmiş olmasına rağmen övünmedi. Ama çalıdan ona ilahi bir cevap verildiğinde şöyle dedi: “Beni göndermen için ben kimim? Ben konuşma yeteneği zayıf ve dili ağır biriyim.”Mısır’dan Çıkış 3:11; 4:10
6. Ve yine şöyle diyor: “Ben sadece bir tencereden çıkan buhar gibiyim.”Kaynağı bilinmemektedir.
18. Bölüm
1. Peki ya tanıklık edilen Davut hakkında ne diyeceğiz? Tanrı onun hakkında şöyle dedi: “Kendi yüreğime göre bir adam buldum: İşay oğlu Davut’u; onu ebedî merhametle meshettim."Mezmurlar 89:20; Elçilerin İşleri 13:22
2. Yine de o, Tanrı’ya şöyle diyor: “Ey Tanrı, büyük merhametine göre bana merhamet et, bol şefkatine göre yasasızlığımı sil.
3. Beni yasasızlığımdan daha da çok yıka ve günahımdan temizle. Çünkü günahımı biliyorum ve günahım her zaman önümde.
4. Yalnız Sana karşı günah işledim ve Senin önünde kötülük yaptım ki sözlerinde haklı çıkasın ve yargılandığında galip gelesin.
5. Çünkü işte ben yasasızlıklar içinde ana rahmine düştüm ve annem beni günah içinde doğurdu.
6. Çünkü işte Sen gerçeği sevdin, bana bilgeliğinin görünmez ve gizli şeylerini bildirdin.
7. Beni mercanköşk ile serpeceksin ve temizleneceğim. Beni yıkayacaksın ve kardan daha beyaz olacağım.
8. Bana sevinç ve neşe duyuracaksın. Alçaltılmış kemikler çok sevinecek.
9. Yüzünü günahlarımdan çevir ve bütün yasasızlıklarımı sil.
10. Ey Tanrı, içimde temiz bir yürek yarat ve içimde doğru bir ruhu yenile.
11. Beni huzurundan kovma ve Kutsal Ruhunu benden alma.
12. Kurtuluşunun sevincini bana geri ver ve beni yönetici Ruhunla sağlamlaştır.
13. Günahkârlara yollarını öğreteceğim ve tanrısızlar Sana dönecekler.
14. Ey kurtuluşumun Tanrısı, beni kan [dökme suçundan] kurtar.
15. Dilim doğruluğuna sevinecek. Ey Rab, ağzımı açacaksın ve dudaklarım övgünü ilan edecek.16. Çünkü eğer kurban isteseydin, verirdim; yakmalık sunulardan hoşnut olmazsın.
17. Tanrı için kurban, kırılmış bir ruhtur; Tanrı, kırılmış ve alçakgönüllü bir yüreği hor görmez.”Mezmular 51:1-17
19. Bölüm
1. Bu kadar çok ve böylesine büyük şekilde tanıklık edilmiş olanların alçakgönüllülüğü ve boyun eğmesi, itaat sayesinde sadece bizi değil, hem bizden önceki nesilleri hem de O’nun sözlerini korku ve hakikatle kabul edenleri daha iyi hâle getirmiştir.
2. Bu nedenle, bu kadar büyük ve görkemli işlerde pay almış olarak, başlangıçtan beri bize teslim edilmiş olan barış hedefine doğru geri koşalım. Tüm dünyanın Babası ve Yaratıcısı'na gözlerimizi dikelim ve O’nun muhteşem ve üstün armağanlarına ve barışın nimetlerine [sıkıca] tutunalım.
3. O’nu zihinle görelim ve canın gözleriyle O’nun sabırlı iradesine bakalım. O’nun tüm yaratılışına karşı ne kadar öfkesiz olduğunu kavrayalım.
20. Bölüm
1. Gökler, O’nun yönetimiyle hareket ederek O’na barış içinde itaat eder.
2. Hem gündüz hem de gece, birbirlerini engellemeden O’nun belirlediği yolu kateder.
3. Hem güneş hem de ay ve yıldız koroları, kendilerine atanmış sınırlar içinde, O’nun yönlendirmesine göre hiçbir sapma olmaksızın yerine getirirler.
4. Yeryüzü, O’nun iradesine uygun olarak, uygun mevsimlerde meyve verir ve üzerinde yaşayan hem insanlar hem de hayvanlar ve tüm canlılar için, O’nun emrettiği hiçbir şeyi ne karşı gelmeksizin ne de değiştirmeksizin, yemeğin bolluğunu sağlar.
5. Ayrıca, araştırılamaz derinlikleri ve yeraltı dünyasının anlatılamaz bölgeleriBuradaki Grekçe κρίματα sözcüğü, “cezalar” veya “yargılar” anlamına da gelebilir. de aynı buyruklarla tutulur.
6. Sınırsız denizin havzası, O’nun yaratışına göre bir araya getirilir; etrafına konulan sürgüleri aşmaz, ama tam O’nun takdir ettiği gibi yapar.
7. Çünkü O şöyle demiştir: “Buraya kadar geleceksin ve dalgaların kendi içinde kırılacak.”Eyüp 38:11
8. Okyanus, insanlar için sonsuzdur ve ötesindeki bölgeler de Efendi’nin aynı hükümleriyle yönetilir.
9. İlkbahar, yaz , sonbahar ve kış mevsimleri birbirini huzur içinde takip eder.
10. Rüzgârların durakları, uygun zamanda ve aksamaksızın görevlerini yerine getirir. Zevk ve sağlık için yaratılmış ebedî akarsular, insanlara başarısız olmaksızın yaşam göğüslerini verir. En küçük canlılar bile uyum ve huzur içinde bir araya gelir.
11. Her şeyin büyük Yaratıcısı ve Efendisi, bütün bunları huzur ve uyum içinde olmasını emretti; herkese, özellikle de Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla O’nun merhametine sığınmış olan bizlere iyilik eder.
12. Çağların çağlarına görkem ve yücelik O’na olsun. Amin.
21. Bölüm
1. Dikkat edin, sevgililer, O’na layık bir şekilde yaşamazsak ve O’nun önünde iyi ve hoşnut edici şeyleri uyum içinde yapmazsak, O’nun çok sayıdaki lütufları bizim için yargıya dönüşmesin.
2. Çünkü O bir yerde [şöyle] söylüyor: “Rab’bin Ruhu, insanın iç odalarını araştıran bir kandildir.”Özdeyişler 20:27
3. O’nun ne kadar yakın olduğunu ve hiçbir düşüncemizin ve yürüttüğümüz tasarıların O’ndan kaçmadığını fark edelim.
4. Bu nedenle O’nun isteğini terk etmememiz doğrudur.
5. Tanrı’ya karşı gelmektense, kendini yücelten ve sözlerinin kibrinde böbürlenen akılsız ve anlayışsız insanların gücenmesine razı olalım.
6. Bizim uğrumuza kanı verilmiş Rab İsa Mesih’e saygıyla yaklaşalım. Önderlerimize saygı gösterelim. İhtiyarlarıBuradaki τοὺς πρεσβυτέρους τιμήσωμεν ifadesi, “yaşlıları onurlandıralım” şeklinde de kullanılabilir. onurlandıralım. Gençleri Rab korkusunun öğretisini eğitelim. Kadınlarımızı iyi olana yönlendirelim.
7. Saflığın sevilesi karakterini göstersinler, yumuşak huyluluklarının içten yönelişini ortaya koysunlar, yumuşaklıklarını sessizlikle belli etsinler, sevgilerini taraf tutmadan Tanrı’dan korkan herkese içten ve eşit bir biçimde göstersinler.
8. Çocuklarımız Mesih’in öğretisinden pay alsınlar. Alçakgönüllülüğün Tanrı katında ne kadar güçlü olduğunu, sevginin Tanrı’nın önünde nasıl saf olabileceğini, O’ndan korkmanın nasıl iyi ve büyük olduğunu ve temiz bir zihinle saygıyla O’na dönen herkese nasıl kurtarıcı olduğunu öğrensinler.
9. Çünkü O, niyetleri ve düşünceleri araştırandır; nefesi içimizdedir ve dilediği zaman onu geri alacaktır.
22. Bölüm
1. Bütün bunları Mesih’teki iman sağlamlaştırır; çünkü O, Kutsal Ruh aracılığıyla bizi şöyle çağırır: “Gelin, çocuklar, Beni dinleyin; size Rab korkusunu öğreteceğim.
2. Yaşamı arzulayan, iyi günler görmeyi seven kimdir?
3. Dilini kötülükten alıkoy, dudaklarını hile söylemekten uzak tut.
4. Kötülükten uzak dur ve iyilik yap.
5. Esenliği ara ve onun peşinden koş.
6. Rab’bin gözleri doğruların üzerindedir ve kulakları dualarına çevrilmiştir. Fakat Rab’bin yüzü, kötülük yapanlara karşıdır, onların anısını yeryüzünden yok etmek için.
7. Doğru kişi feryat etti ve Rab ona kulak verdi ve onu bütün sıkıntılarından kurtardı. Doğru kişinin sıkıntıları çoktur; Rab onu hepsinden kurtaracaktır.”Mezmurlar 34:11-17,19
8. Sonrasında [şöyle der]: “Günahkârın azapları çoktur, ama merhamet Rab’be umut bağlayanları kuşatacaktır.”Mezmurlar 32:10
23. Bölüm
1. Her yönden merhametli ve iyiliksever Baba, kendisinden korkanlara şefkat gösterir ve içten bir niyetle kendisine yaklaşanlara lütuflarını nazikçe ve yumuşakça bağışlar.
2. Dolayısıyla, kararsız olmayalım ve canımız O’nun üstün ve görkemli armağanları hakkında boş hayallere kapılmasın.
3. Şu Kutsal Yazı bizden uzak olsun: “[Ne kadar] perişandır kararsız olanlar ve canlarında tereddüt edip, ‘Biz bunları atalarımızın zamanında işittik; bakın, biz yaşlandık ve bunların hiçbiri başımıza gelmedi,’ diyenler.
4. Ey akılsızlar! Kendinizi bir ağaca benzetin. Bir asma [örneğini] ele alın: Önce yapraklarını döker, sonra filiz olur, sonra bir yaprak, sonra bir çiçek açar ve bunlardan sonra ham üzüm, sonra olgun bir salkım oluşur.”Kaynağı bilinmemektedir; ancak aynı alıntı 2. Klemens 11:2-3’te de yer almaktadır. Bakın ki ağacın meyvesi kısa sürede olgunlaşır.
5. Gerçekten de O’nun isteği çabuk ve aniden yerine getirilecektir. Kutsal Yazılar da bunu doğrulayarak şöyle der: “O, çabuk gelecek ve gecikmeyecek; Rab, beklediğiniz Kutsal Olan, tapınağına aniden gelecektir.”Malaki 3:1
24. Bölüm
1. Sevgililer, Efendimizin bize gerçekleşmek üzere olan dirilişi nasıl sürekli gösterdiğini anlayalım; O, Rab İsa Mesih’i ölümden dirilterek O’nu [dirilişin] ilk ürünü kılmıştır.
2. Sevgililer, mevsimine göre gerçekleşen dirilişe bakalım.
3. Gece ve gündüz bize dirilişi bildirir: Gece uyur, gündüz kalkar; gündüz gider, gece gelir.
4. Meyveleri ele alalım: Tohum nasıl ve ne şekilde oluşur.
5. Ekinci çıkar ve tohumların her birini toprağa atar; kuru ve çıplak toprağa düşenler çürür. Sonra, onların çürümesinden Efendimizin öngörüsünün yüceliği onları diriltir; bir [tohumdan] daha fazlası büyür ve meyve verir.Markos 4:3
25. Bölüm
1. Doğu bölgelerinde, yani Arabistan [civarında] gerçekleşen o olağanüstü işareti ele alalım.
2. Çünkü anka kuşu diye bir kuş vardır. Türünün tek örneği olan bu kuş beş yüz yıl yaşar ve ölmek üzereyken kendisi için günnük, mür ve diğer baharatlardan bir mezar-yuva yapar; zamanı dolunca içine girer ve sona erer.
3. Fakat çürüyen etten bir kurt doğar; ölü [kuşun] öz suyundan beslenerek kanatlanır. Güçlenip olgunlaşınca, kendisinden önceki kuşun kemiklerinin bulunduğu o mezar-yuvayı kaldırır ve onları Arabistan diyarından götürerek Mısır’daki Heliopolis denilen [şehre] kadar [uçar].
4. Ve gündüz vakti, herkesin gözü önünde, güneş sunağına uçar ve onları [oraya] bırakır. Böylece tekrar geri yola [koyulur].
5. Bunun üzerine [sunağın] rahipleri zaman kayıtlarını inceler ve beş yüzüncü yılın tamamlandığını tespit ederler.
26. Bölüm
1. Öyleyse, her şeyin Yaratıcısı’nın, O’na dindarca hizmet etmiş olanları sağlam bir iman güveni içinde diriltmesini —üstelik vaadinin yüceliğini bize bir kuş aracılığıyla da gösterirken— büyük ve şaşılacak bir şey mi sayıyoruz?
2. Çünkü O bir yerde şöyle diyor: “Ve beni dirilteceksin ve ben de Seni öveceğim.”Bu ifade, Mezmurlar 3:6 ve 28:7'nin bir birleşimi gibi görünmektedir;, ancak Klemens'in burada tam olarak hangi kaynağı alıntıladığı açık değildir. Ve yine: “Yattım ve uyudum; uyandım, çünkü Sen benimlesin.”Bu ifade, Mezmurlar 3:5 ve 23:4'ün bir birleşimidir.
3. Ve Eyüp şöyle diyor: “Ve bütün bunlara katlanmış olan bu bedenimi dirilteceksin.”Eyüp 19:26
27. Bölüm
1. Bu umutla, canlarımız vaatlerinde sadık ve yargılarında adil Olana bağlansın.
2. Yalan söylememeyi buyuranın kendisi elbette [yalan] söylemeyecektir. Çünkü Tanrı için yalan söylemekten başka hiçbir şey imkânsız değildir.
3. Bu nedenle, O’na yönelen iman içimizde yeniden alevlensin ve her şeyin O’na yakın olduğunu anlayalım.
4. O, yüceliğinin sözüyle her şeyi var kılmıştır ve bir sözle onları yok edebilir.
5. “Kim O’na, ‘Ne yaptın?’ diyecek veya O’nun gücünün kudretine kim karşı koyacak?”Bilgelik (Süleyman'ın Bilgeliği) 12:12 O, dilediği zaman ve dilediği gibi her şeyi yapacak ve O’nun takdir ettiği hiçbir şey geçersiz kalmayacaktır.
6. Her şey O’nun önündedir ve hiçbir şey O’nun tasarısından kaçmamıştır;
7. çünkü “Gökler Tanrı’nın yüceliğini ilan eder, gökkubbe O’nun ellerinin işini bildirir; gündüz gündüze konuşur, gece geceye bilgi verir. Sesleri duyulmayan ne söz vardır ne de konuşma.”Mezmurlar 19:1-3
28. Bölüm
1. Bu nedenle, her şey [O’nun tarafından] görülüp işitildiğine göre, O’ndan korkalım ve kötü işlerin kirli arzularını terk edelim ki O’nun merhametiyle gelecek yargılardan örtülelim.
2. Çünkü hangimiz O’nun kudretli elinden nereye kaçabiliriz? Ve O’nu terk edenlerden hangisini hangi dünya kabul edecektir?
3. Çünkü Yazı"Burada “Yazı” (τὸ γραφεῖον) ifadesi, Yahudi Kutsal Yazıları’nın “Yazılar” (Ketuvim) bölümüne, özellikle de Mezmurlar’a işaret ediyor olabilir. bir yerde şöyle der: “Senin huzurundan nereye gidebilirim ve nerede saklanabilirim? Eğer göğe çıkarsam, Sen oradasın. Eğer dünyanın uçlarına gidersem, sağ elin oradadır. Uçurumlara yatağımı sersem, Ruhun oradadır."Mezmurlar 139:7-10
4. Her şeyi kuşatan O’ndan bir insan nereye gidebilir veya nereye kaçabilir?
29. Bölüm
1. Öyleyse, O’na canın kutsallığı içinde temiz ve lekesiz ellerimizi kaldırarak, merhametli ve şefkatli Babamızı severek bizi kendisi için seçilmiş bir pay kılmış [olan] O’na— yaklaşalım.
2. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Yüce Tanrı, Âdem oğullarını dağıttığında ve ulusları böldüğünde, ulusların sınırlarını Tanrı'nın meleklerinin sayısına göre belirledi. Rab’bin payı, kendi halkı Yakup oldu; İsrail, O’nun mirasının ölçülmüş payıdır.”Yasa’nın Tekrarı 32:8-9
3. Başka bir yerde de şöyle der: “İşte Rab, uluslar arasından kendine bir ulus alıyor; tıpkı bir adamın harman yerinden ilk ürünleri alması gibi. O ulustan Kutsallar Kutsalı çıkacaktır.”Kaynağı bilinmemektedir.
30. Bölüm
1. Bu nedenle, Kutsal Olan’ın payı olduğumuza göre, kutsallaşmaya ilişkin her şeyi yapalım; iftiradan, lekeli ve kirli cinsel ilişkilerden, sarhoşluktan, isyankâr hareketlerden, iğrenç tutkulardan, rezil zinadan ve nefret edilen kibirden kaçalım.
2. “Çünkü Tanrı” diyor, “kibirlilere karşı koyar, ama alçakgönüllülere lütuf verir.”Özdeyişler 3:34; Yakup: 4:6; 1. Petrus 5:5
3. Öyleyse, Tanrı tarafından lütuf verilenlere tutunalım. Uyumla kuşanalım; alçakgönüllü ve özdenetimli olarak, kendimizi her türlü fısıltı ve iftiradan uzak tutarak, sözlerle değil, işlerle aklanalım.
4. Çünkü şöyle diyor: “Çok konuşan çok da işitecektir. Yoksa güzel konuşan kendini doğru mu sanır?
5. Kadından doğan kısa ömürlüdür; ne mutlu ona. Çok konuşmakta olmayın.”Eyüp 11:2-3
6. Övgümüz Tanrı’da olsun, kendimizde değil; çünkü Tanrı, kendi kendini övenlerden nefret eder.
7. İyi işlerimizin tanıklığı başkaları tarafından verilsin, tıpkı doğru olan atalarımıza verildiği gibi.
8. Küstahlık, kendini beğenmiş inatçılık ve pervasızlık Tanrı tarafından lanetlenmiş olanlara aittir; nezaket, alçakgönüllülük ve yumuşaklık ise Tanrı tarafından kutsanmış olanlara aittir.
31. Bölüm
1. Bu nedenle, O’nun bereketine sarılalım ve bereket yollarının neler olduğunu görelim. Başlangıçtan beri gerçekleşenleri açıp inceleyelim.
2. Atamız İbrahim hangi sebeple kutsanmıştı? Doğruluğu ve hakikati iman yoluyla gerçekleştirdiği için değil miydi?
3. İshak, olacakları bilerek, güven içinde ve gönüllü olarak kurban sunulmayı kabul etti.
4. Yakup, kardeşi yüzünden alçakgönüllülükle ülkesinden ayrıldı ve Lavan'ın yanına gidip [ona] kulluk etti; ona İsrail'in on iki oymaklı egemenliği verildi.
32. Bölüm
1. Kim bunları tek tek samimiyetle düşünürse, O’nun tarafından verilmiş olan armağanların yüceliğini anlayacak.
2. Çünkü ondan,Buradaki “onun” zamiriyle yine Yakup’a gönderme yapılmaktadır. Tanrı’nın sunağında hizmet eden kâhinler ve bütün Levililer [gelmiştir]; ondan, bedene göre Rab İsa Mesih [gelmiştir]; ondan, Yahuda’ya göre krallar, yöneticiler ve valiler [çıkmıştır]. Diğer oymakları da hiç de küçük olmayan bir yücelik içindedir; Tanrı’nın vaat ettiği gibi: “Soyun göklerin yıldızları gibi olacak.”Yaratılış 15:5; 22:17; 26:4
3. Böylece hepsi, kendileri, işleri veya gerçekleştirdikleri doğru eylemler aracılığıyla değil, O’nun isteğiyle yüceltilip büyütülmüşlerdir.
4. Ve böylece biz de, O’nun isteğiyle Mesih İsa’da çağrılmış olarak, kendimiz aracılığıyla aklanmıyoruz —ne kendi bilgeliğimizle, ne anlayışımızla, ne dindarlığımızla, ne de yüreğin kutsallığı içinde gerçekleştirdiğimiz işlerle— fakat iman aracılığıyla aklanıyoruz; [o iman aracılığıyladır] ki Her Şeye Gücü Yeten Tanrı, başlangıçtan beri yaşamış olan herkesi aklamıştır. O’na çağların çağlarına yücelik olsun. Amin.
33. Bölüm
1. Öyleyse ne yapalım, kardeşler? İyi yapmakta tembel olup sevgiyi terk mi edelim? Efendi, bunun olmasına asla izin vermesin, en azından bize. İçtenlik ve gayretle her iyi işi yerine getirmek için acele edelim.
2. Çünkü evrenin Yaratıcısı ve Efendisi, kendi eserlerinden sevinçle coşar.
3. Zira sonsuz büyük gücüyle gökleri kurmuştur ve anlaşılmaz anlayışıyla onları düzenlemiştir. Yeryüzünü, onu çevreleyen sudan ayırmıştır ve kendi iradesinin sağlam temeli üzerine kurmuştur. Üzerinde hareket eden canlıları kendi düzenlemesiyle yönetmiştir. Önceden hazırladığı denizi ve içindeki şeyleri kendi gücüyle sınırları içine almıştır.
4. Her şeyden önce, anlayış bakımından en üstün ve en yüce olan insanı, kutsal ve lekesiz elleriyle kendi suretinin bir damgası olarak yaratmıştır.
5. Çünkü Tanrı şöyle diyor: “‘Kendi suretimizde ve kendi benzerliğimizde insan yaratalım.’ Ve Tanrı insanları yarattı; onları erkek ve dişi olarak yarattı.”Yaratılış 1:26-27
6. Bütün bunları bitirdikten sonra onları övdü ve kutsadı ve şöyle dedi: “Artın ve çoğalın.”Yaratılış 1:28
7. Şunu gözlemleyelim ki: Bütün doğrular iyi işlerle süslenmişti. Rab de kendisini iyi işlerle süsleyerek sevindi.
8. Bu örneğe sahip olarak, tereddüt etmeden O’nun isteğine yaklaşalım; tüm gücümüzle doğruluğun işini yapalım.
34. Bölüm
1. İyi işçi, emeğinin ekmeğini cesaretle alır. Tembel ve gevşek olan ise işvereninin yüzüne bakmaz.
2. Bu nedenle, iyilik yapmaya gayretli olmamız gerekir. Çünkü her şey O'ndandır.
3. Çünkü O bizi önceden şöyle uyarıyor: “İşte Rab! Ödülü O’nun önündedir; herkese yaptığı işe göre karşılık vermek üzere.”Yeşaya 40:10; Vahiy 22:12
4. Bu nedenle O, bütün yürekle [kendisine] iman eden bizleri, her iyi işte ne aylak ne de gevşek olmamamız için öğüt veriyor.
5. Övüncümüz ve cesur güvenimiz O’nda olsun. O’nun isteğine boyun eğelim. O’nun yanında duran ve O’nun isteğine hizmet eden meleklerinin bütün kalabalığını düşünelim.
6. Çünkü Kutsal Yazılar şöyle der: “On binlerce on binler O’nun yanında duruyordu ve binlerce binler O’na hizmet ediyordu ve ‘Kutsal, kutsal, kutsaldır Orduların Rabbi; tüm yaratılış O’nun yüceliğiyle doludur.’ diye haykırdılar.”Daniel 7:10
7. Bu nedenle, biz de birlik ve ortak bilinç içinde bir araya gelerek, O’nun büyük ve görkemli vaatlerine ortak olalım diye tek bir ağızdan O’na seslenelim.
8. Çünkü şöyle der: “Göz görmedi, kulak duymadı ve insanın yüreğinde çıkmadı; [Rab’bin] kendisine sebat edenler için neler hazırladığı.”Yeşaya 64:4; 1. Korintliler 2:9
35. Bölüm
1. Ey sevgililer, Tanrı’nın armağanları ne kadar mübarek ve harikadır!
2. Ölümsüzlükte yaşam! Doğrulukta ihtişam! Cesarette hakikat! Güvende iman! Kutsallıkta öz denetim! Ve bütün bunlar bizim anlayışımızın kapsamı içindeydi.
3. Öyleyse, sebat edenler için hazırlanan şeyler nelerdir? Çağların Yaratıcısı ve Babası, En Kutsal Olan’ın kendisi, onların büyüklüğünü ve güzelliğini bilir.
4. Öyleyse, vaat edilen armağanlardan pay almak için sebat edenlerin sayısı içinde bulunmaya gayret edelim.
5. Ama bu nasıl olabilir, sevgililer? Eğer aklımız iman aracılığıyla Tanrı’ya sabitlenmişse; O’nu hoşnut eden ve O’nun [tarafından] kabul edilebilir [olan] şeyleri araştırırsak; O’nun kusursuz iradesine uygun olan şeyleri yerine getirirsek; kendimizden her türlü haksızlığı ve yasa tanımazlığı, açgözlülüğü, çekişmeyi, hem kötü niyeti hem de aldatmaları, hem fısıltıları hem de iftiraları, Tanrı’ya karşı nefreti, hem küstahlığı hem de kibiri, hem gösterişi hem de misafirperver olmamayı uzaklaştırarak hakikat yolunu izlersek.
6. Çünkü bunları yapanlar Tanrı tarafından nefret edilen kimselerdir; yalnızca bunları yapanlar değil, bunları onaylayanlar da.
7. Çünkü Kutsal Yazı şöyle der: “Ama Tanrı günahkâra dedi ki: ‘Neden Benim buyruklarımı ilan edip ahdimi dudaklarına alıyorsun?
8. Eğitimden nefret ettin ve sözlerimi arkana attın. Bir hırsızı gördüğünde onunla birlikte koşuyordun ve zina edenlerle birlikte oluyordun. Ağzın kötülüğü çoğalttı ve dilin yalan örüyordu. Otururken kardeşine karşı kötü sözler söylüyordun, annenin oğluna tökezleme taşı koyuyordun.
9. Bunları yaptın ve Ben sustum. Ey yasasız olan, Benim de senin gibi olacağımı zannettin.
10. Seni suçlayacağım ve yüzüne karşı [seni] azarlayacağım.’
11. Bu yüzden, Tanrı’yı unutan sizler, bunları düşünün; yoksa sizi bir aslan gibi yakalasın ve sizi kurtaracak kimse olmasın.
12. Övgü kurbanı Beni yüceltecek ve işte bu şekilde ona Tanrı'nın kurtuluşunu göstereceğim.”Mezmurlar 50:16-23
36. Bölüm
1. Sevgililer, işte bu yol ki, kurtuluşumuzu bulduk: İsa Mesih, sunularımızın Başkâhini, zayıflığımızın Koruyucusu ve Yardımcısı’dır.
2. Bu Kişi aracılığıyla gözlerimizi göklerin yüksekliklerine dikiyoruz. Bu Kişi aracılığıyla, bir aynada olduğu gibi, [O’nun] kusursuz ve yüce görünümüne bakıyoruz.2. Korintliler 3:18; 4:6 Bu Kişi aracılığıyla yüreğimizin gözleri açıldı. Bu Kişi aracılığıyla anlayışsız ve kararmış olan zihnimiz ışığa doğru filizlenir. Bu Kişi aracılığıyla Efendi, bizim ölümsüz bilgiyi tatmamızı istedi. O, yüceliğinin ışıltısı olarak meleklerden çok daha üstündür; çünkü daha seçkin bir isim miras almıştır.İbraniler 1:3-4
3. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Meleklerini ruhlar, hizmetkârlarını ateş alevleri yapan O’dur.”Mezmurlar 104:4; İbraniler 1:7
4. Fakat Oğul hakkında Efendi şöyle dedi: “Sen Benim Oğlumsun, Seni bugün doğurdum. Benden iste; Sana ulusları miras olarak ve yeryüzünün uçlarını mülk olarak vereceğim.”Mezmular 2:7-8
5. Ve yine O’na şöyle diyor: “Düşmanlarını ayaklarının taburesi edene dek sağımda otur.”Mezmular 110:1
6. Peki düşmanlar kimlerdir? O’nun isteğine karşı koyan kötülerdir.
37. Bölüm
1. Bu nedenle, kardeşler, O’nun kusursuz emirlerine tüm gayretimizle askerlik edelim.
2. Komutanlarına asker olarak hizmet edenleri düşünelim: Verilen emirleri ne kadar düzenli, ne kadar uysal, ne kadar itaatkâr bir şekilde yerine getirirler!
3. Herkes komutan değildir; [herkes] ne binbaşı, ne yüzbaşı, neellibaşı, ne de benzeri [rütbede de değildir]. Fakat her biri, kendi mevkiinde kralın ve önderlerin emirlerini yerine getirir.
4. Büyükler küçükler olmadan, küçükler de büyükler olmadan var olamazlar. Her şeyde karşılıklı bir bağlılık vardır ve bunda bir yarar vardır.
5. Bedenimizi ele alalım: Baş, ayaklar olmadan hiçbir şeydir; aynı şekilde ayaklar da baş olmadan hiçbir şeydir. Vücudumuzun en küçük parçaları bile tüm vücut için gerekli ve faydalıdır. Fakat hepsi birlikte işler ve bütün bedenin kurtuluşu için tek bir boyun eğiş içinde hareket eder.1. Korintliler 12:14-26
38. Bölüm
1. Öyleyse bütün bedenimiz Mesih İsa’da kurtulsun ve her biri, kendisine verilen armağanın içinde yerleştirildiği gibi, komşusuna itaat etsin.
2. Güçlü olan zayıfı ihmal etmemeli, zayıf olan da güçlüye saygı duymalı. Zengin olan fakiri desteklesin; fakir de Tanrı’ya, ihtiyacını karşılayacak birini kendisine verdiği için şükretsin. Bilge olan bilgeliğini sözlerle değil, iyi işlerle göstersin. Alçakgönüllü olan kendisi hakkında tanıklık etmesin, başkasının kendisi hakkında tanıklık etmesine izin versin. Bedeni pak olan övünmesin; çünkü kendisine öz denetimi sağlayan başka Biri olduğunu bilir.
3. Öyleyse, kardeşler, hangi maddeden yaratıldığımızı, dünyaya geldiğimizde kim ve ne olduğumuzu düşünelim. Bizi Şekillendiren ve Biçimlendiren’in, bizi hangi mezardan ve karanlıktan kendi dünyasına getirdiğini ve biz doğmadan önce nimetlerini hazırladığını düşünelim.
4. Bu nedenle, her şeyi O’ndan aldığımıza göre, her şeyde O’na şükretmekle yükümlüyüz. O’na çağların çağlarına yücelik olsun. Amin.
39. Bölüm
1. Akılsız ve aptal ve ahmak ve cahil olanlar, kendi zihinlerinde yükselmek isteyerek bizimle alay ediyor ve [bizi] aşağılıyorlar.
2. Bir ölümlü ne yapabilir ki? Ya da yeryüzünde doğmuş birinin ne gücü vardır?
3. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Gözlerimin önünde hiçbir şekil yoktu; sadece bir soluk ve bir ses işitiyordum.
4. Ne için? Bir ölümlü Rab’bin huzurunda temiz mi olacak? O, çocuklarına güvenmez ve meleklerinde bile eğrilik görürse, bir insan yaptıklarından suçsuz mu olacak?
5. Ama gökler bile O’nun gözünde temiz değildir; hele ki kilden evlerde oturanlar hiç değildir. Biz de aynı kilden yaratıldık. Onları bir güve gibi vurdu ve sabahtan akşama kadar yok olup gittiler. Kendilerine yardım edemedikleri için yok oldular.
6. Onlara nefes üfledi, ama bilgelikten yoksun oldukları için yok olup gittiler.
7. Ama şimdi çağır; seni dinleyecek biri var mı? Yoksa kutsal meleklerden birini mi göreceksin? Çünkü gazap akılsızı yok eder, kıskançlık da yoldan sapmış olanı öldürür.
8. Akılsızların kök saldığını gördüm, fakat yaşam düzenleri aniden yok edildi.
9. Oğulları kurtuluştan uzak olsun; kendilerinden aşağı olanların kapılarında ezilsinler ve onları kurtaracak kimse olmayacak. Zira doğrular onların hazırladıklarını yiyecekler, fakat kendileri kötülüklerden kurtulmayacaklar.”Eyüp 4:16-18; 19-5:5; 15:15
40. Bölüm
1. Bu nedenle, bunlar bize açık olduğundan ve ilahi bilginin derinliklerine baktığımıza göre, Efendimizin buyurduğu gibi, her şeyi belirlenmiş zamanlarda düzenli bir şekilde yerine getirmekle yükümlüyüz.
2. O, hem sunuların hem de hizmetlerin rastgele veya düzensizce değil, belirlenmiş zamanlarda ve saatlerde yerine getirilmesini buyurdu.
3. O, en yüce iradesiyle, bunların nerede ve kimler aracılığıyla yerine getirilmesini dilediğini belirlemiştir; öyle ki her şey kutsal bir şekilde, hoşnutlukla ve O’nun isteğine uygun olarak yapılsın.
4. Dolayısıyla, sunularını belirlenen zamanlarda yapanlar hem kabul edilebilir hem de mutludurlar. Çünkü Efendi’nin buyruklarını takip edenler sapmazlar.
5. Çünkü başkâhine kendi özel hizmetleri verilmiştir ve kâhinlere uygun yer atanmıştır ve Levililere de kendilerine özgü hizmetler verilmiştir. Laik kişi de, laiklere ait buyruklara bağlıdır.Grekçesi ὁ λαϊκὸς’tur. Burada “laik” sözcüğüyle, kâhinlik görevine mensup olmayan kişi veya kişiler kastedilmektedir.
41. Bölüm
1. Kardeşler, her birimiz kendi makamında, iyi bir vicdan içinde olarak, hizmetinin belirlenmiş sınırını aşmadan ve ağırbaşlılıkla Tanrı’ya şükretsin.
2. Sürekli kurbanlar, dualar veya günah ve suç için sunulan sunular her yerde sunulmaz, kardeşler; sadece Yeruşalim’de [sunulur]. Ve orada bile [sunu], her yerde değil, tapınağın önünde, [yani] sunağın önünde sunulur. Sunu, başkâhin ve daha önce bahsedilen hizmetçiler tarafından kusur yönünden incelenir.
3. Bu nedenle, O’nun isteğine aykırı bir şey yapanlar ölüm cezasını hak ederler.
4. Görüyorsunuz, kardeşler, ne kadar bilgiye layık görüldüysek, o kadar daha fazla tehlikeye maruz kalıyoruz.
42. Bölüm
1. Elçiler, Rab İsa Mesih’ten bize müjdeyi ilettiler. İsa Mesih Tanrı’dan gönderildi.
2. Bu nedenle, Mesih Tanrı’dandır ve elçiler Mesih’tendir. Her ikisi de Tanrı’nın düzenli iradesi doğrultusunda gerçekleşmiştir.
3. Bu nedenle, buyrukları aldıktan ve Rabbimiz İsa Mesih’in dirilişiyle tam olarak ikna olduktan sonra ve Tanrı’nın kelâmıyla doğrulanarak, Kutsal Ruh’un tam güvencesiyle, yakında gelmek üzere olan Krallığın müjdesini duyurmaya gittiler.
4. Diyar diyar, şehir şehir müjdeyi duyurarak Ruh aracılığıyla sınadıktan sonra, ilk ürünlerini iman edecek olanların piskoposlarıGrekçesi ἐπισκόπους’tur; sözcük “gözetmenler” anlamına gelir. ve diyakozlarıGrekçesi διακόνους’tur; sözcük “hizmetçiler” anlamına gelir. olarak atadılar.
5. Bu yeni [bir şey] değildi; zira çok önceden piskoposlar ve diyakozlar hakkında yazılmıştı. Çünkü Kutsal Yazı bir yerde şöyle der: “Ben onların piskoposlarını doğrulukla, diyakozlarını de imanla atayacağım.”Yeşaya 60:17
43. Bölüm
1. Mesih’te olanların, Tanrı’dan böyle bir görevi emanet alarak daha önce sözü edilenleri atamaları neden şaşırtıcı olsun? Çünkü Tanrı’nın bütün evinde sadık hizmetkâr olan kutsanmış Musa bile kendisine emredilen her şeyi kutsal kitaplara kaydetti; diğer peygamberler de onun koyduğu yasalara tanıklık ederek onu izlediler.
2. Çünkü kâhinlik konusunda kıskançlık baş gösterince ve oymaklar hangisinin şanlı unvanla süsleneceği konusunda isyan edince, [Musa] on iki oymak reisine, her oymağın adının üzerine yazılmış asalar sunmalarını emretti. Onları alıp bağladı ve oymak reislerinin mühür yüzükleriyle mühürledi. Ve onları tanıklık çadırında, Tanrı’nın sofrasının üzerine koydu.
3. Çadırı kapattıktan sonra anahtarları ve aynı şekilde asaları mühürledi.
4. Onlara dedi ki: “Kardeşler, hangi oymağın asası filizlenirse, Tanrı onu kendisine kâhinlik ve hizmet etmek üzere seçmiştir.”Çölde Sayım 17
5. Böylece sabahın erken olunca bütün İsrail halkını, altı yüz bin erkeği, bir araya topladı ve oymak reislerine mühürleri gösterdi; tanıklık çadırını açtı ve asaları dışarı çıkardı. Harun’un asası sadece filizlenmekle kalmamış, aynı zamanda meyve de vermişti.
6. Sevgililer, siz ne düşünüyorsunuz? Musa bunun olacağını önceden bilmiyor muydu? Elbette biliyordu. Fakat İsrail’de karışıklık olmaması için, gerçek ve tek Tanrı'nın adı yüceltilsin diye, öyle yaptı. O’na çağların çağlarına yücelik olsun. Amin.
44. Bölüm
1. Ve elçilerimiz, Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla, piskoposluk makamı üzerine çekişme olacağını bildiler.
2. Bu nedenle, tam bir ön bilgiye sahip olarak, daha önce bahsedilen kişileri atadılar ve daha sonra, eğer vefat ederlerse [diye], başka denenmiş kişilerin onların hizmetini devralmaları için bir düzenleme yapmışlardır.
3. Dolayısıyla, ya onlar tarafından ya da sonradan diğer saygın kişiler tarafından, tüm kilisenin rızasıyla atanmış olan; Mesih’in sürüsüne kusursuz bir şekilde, alçakgönüllülükle, sakinlik içinde ve çıkar gözetmeksizin hizmet etmiş ve uzun süredir herkes tarafından uzun süredir [iyi] tanıklık edilmiş olan bu kişilerin görevlerinden uzaklaştırılmasının haksız olduğunu düşünüyoruz
4. Çünkü kusursuz ve kutsal bir şekilde hizmetini yerine getirenleri piskoposluktan uzaklaştırmak bizim için küçük bir günah olmayacaktır.
5. Daha önce ölen ve verimli, olgun bir son yaşamış olan ihtiyarlar ne mutlu! Zira onlar, birinin onları yerleşik yerlerinden uzaklaştırmasından endişelenmezler.
6. Çünkü görüyoruz ki, sizler iyi bir yaşam sürdüren bazılarını, kendileri için kusurdan uzak biçimde onurlandırılmış olan hizmetten uzaklaştırdınız.
45. Bölüm
1. Kardeşler, kurtuluşla ilgili konularda gayretli ve heveslisiniz.
2. Doğru ve Kutsal Ruh aracılığıyla [yazılmış] olan kutsal yazıları incelediniz.
3. Anlıyorsunuz ki onlarda haksız veya uydurma olan hiçbir şey yazılmış değildir. Doğru olanların dindar insanlar tarafından kovulduğunu bulmayacaksınız.
4. Doğru kişiler zulüm gördüler, ama yasa tanımazlar tarafından. Hapse atıldılar, ancak kutsal olmayanlar tarafından. Günahkârlar tarafından taşlandılar. İğrenç ve haksız bir kıskançlık beslemiş olanlar tarafından öldürüldüler.
5. Bunları çekerek onurlu bir şekilde katlandılar.
6. Ne diyelim, kardeşler? Daniel, Tanrı’dan korkanlar tarafından aslan inine mi atıldı?
7. Yoksa Hananya, Azarya ve Mişael, En Yüce’nin görkemli ve muhteşem ibadetine tapanlar tarafından ateşli fırına mı kapatıldı? Bu asla olmasın! Öyleyse bunları yapanlar kimlerdi? Her türlü kötülükle dolu iğrenç kişiler, Tanrı’ya dindar ve kusursuz bir amaçla hizmet edenlere eziyet etmek üzere öyle bir öfkeye kapıldılar ki En Yüce’nin, O’nun en erdemli adına temiz bir vicdanla hizmet edenlerin Savunucusu ve Koruyucusu olduğunu bilmiyorlardı. O’na çağların çağlarına yücelik olsun. Amin.
8. Fakat güvenle katlananlar şan ve şeref miras aldılar; Tanrı tarafından hem yüceltildiler hem de [O’nun] anısında sonsuza dek kaydedildiler. Amin.
46. Bölüm
1. Biz de, kardeşler, bu örneklere tutunmalıyız.
2. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Azizlere tutunun; çünkü onlara tutunanlar kutsal kılınacaklardır.”Kaynak bilinmektedir.
3. Ve yine başka bir yerde şöyle der: “Masum bir adamla masum olacaksın, seçilmiş birisiyle seçilmiş olacaksın, eğri olanla eğrileceksin.”Mezmurlar 18:25-26
4. Öyleyse, masum ve doğru olanlara tutunalım, çünkü bunlar Tanrı’nın seçilmişleridir.
5. Aranızda neden çekişme, öfke, anlaşmazlık, bölünme ve çatışma var?
6. Bizim tek bir Tanrımız, tek bir Mesih’imiz, üzerimize dökülmüş tek bir lütuf Ruhumuz ve Mesih’te tek bir çağrımız yok mu?
7. Neden Mesih’in üyelerini yırtıp parçalıyoruz, kendi bedenimize isyan ediyoruz ve birbirimizin üyeleri olduğumuzu unutacak kadar deliliğe düşüyoruz? Rab’bimiz İsa’nın sözlerini hatırlayın.
8. Çünkü O şöyle dedi: “Vay o kişiye! Seçilmişlerimden birini tökezletmektense, doğmamış olması daha iyi olurdu. Seçilmişlerimden birini saptırmaktansa, boynuna bir değirmen taşı bağlanıp denize atılması daha iyi olurdu.”Bu ifade, Matta 26:24 ve Luka 17:1-2’nin bir birleşimi gibi görünmektedir.
9. Sizin bölünmeniz birçok kişiyi yoldan saptırdı, birçok kişiyi umutsuzluğa, birçok kişiyi şüpheye düşürdü, hepimizi kedere sürükledi ve sizin fitneniz [hâlâ] devam ediyor.
47. Bölüm
1. Kutsanmış elçi Pavlus’un mektubunu ele alın.
2. Müjdenin başlangıcında sizlere ilk olarak ne yazdı?
3. Gerçekten ruhsal olarak size hem kendisi hem de Kefas ve Apollos hakkında mektupla yazdı; çünkü o zaman bile kendinizi taraf tutmuştunuz.
4. Fakat o taraf tutma size daha az günah getirdi; çünkü sizler ünlü elçilere ve onların yanında sınanmış bir adama meyilliydiniz.
5. Ama şimdi sizi saptıran ve ünlü kardeşlik sevginizin saygınlığını azaltanları fark edin.
6. Kardeşler, Korintlilerin en sağlam ve eski kilisesinin, bir ya da iki kişi yüzünden ihtiyarlara karşı isyan etmesi utanç verici, hatta çok utanç verici ve Mesih’teki yaşam biçimine yakışmayan bir durumdur.
7. Bu haber sadece bize değil, bizden ayrılmış olanlara da ulaştı; böylece sizin akılsızlığınız yüzünden Rab’bin adına küfredilmiştir ve ayrıca kendinize de tehlikeye getiriyorsunuz.
48. Bölüm
1. Bu nedenle, bunu hemen ortadan kaldırıp Efendimizin önünde yere kapanıp ağlayalım; O’na yalvaralım ki merhametli olup bizimle barışsın ve bizi kardeşsel sevgimizin saygın ve temiz yaşam biçimine geri döndürsün.
2. Çünkü bu, yaşama açılan doğruluk kapısıdır; tıpkı yazıldığı gibi: “Bana doğruluğun kapılarını açın ki oradan girip Rab’bi itiraf edeyim.
3. Bu, Rab’bin kapısıdır; doğru olanlar oradan gireceklerdir.”Mezmurlar 118:19-20
4. Öyleyse, açılan birçok kapı vardır; doğrulukta olan kapı, Mesih’te olandır. Oraya giren, yolunu kutsallık ve doğruluk içinde yönlendiren ve her şeyi karışıklık olmadan yerine getiren herkes mutludur.
5. Biri sadık olsun; biri bilgisini ifade edebilsin; biri sözleri ayırt etmede bilge olsun; biri işlerinde gayretli ve pak olsun.
6. Biri ne kadar büyük görünürse, o kadar alçakgönüllü olmalı ve kendisinin değil, herkesin ortak iyiliğini aramalıdır.
49. Bölüm
1. Mesih’te sevgisi olan, Mesih’in buyruklarını yerine getirsin.
2. Tanrı’nın sevgisinin bağını kim anlatabilir?
3. Onun güzelliğinin ihtişamını kim ifade etmeye yetebilir?
4. Sevginin yükselttiği yükseklik anlatılamaz.
5. Sevgi bizi Tanrı’ya birleştirir. Sevgi birçok günahı örter.1. Petrus 4:8 Sevgi her şeye katlanır, her şeyde sabırlıdır.1. Korintliler 13:4,7 Sevgide bayağı hiçbir şey yoktur, kibirli hiçbir şey yoktur. Sevgi bölünmeye sahip değildir, sevgi isyan etmez, sevgi her şeyi uyum içinde yapar. Tanrı’nın seçilmişlerinin hepsi sevgiyle tamamlanmıştır. Sevgi olmadan hiçbir şey Tanrı’yı hoşnut etmez.
6. Efendimiz bizi sevgiyle kabul etti. Bizim için duyduğu sevgi nedeniyle, Rabbimiz İsa Mesih, Tanrı’nın isteğiyle, bizim uğrumuza kanını, bedenimiz için bedenini ve canlarımız için canını verdi.
50. Bölüm
1. Görüyorsunuz, sevgililer, sevgi ne kadar büyük ve harikadır ve mükemmelliğinin hiçbir açıklaması yoktur.
2. Tanrı’nın layık gördüğü kimseler dışında kim onda bulunmaya layıktır? Öyleyse O’nun merhametinden dileyelim ve isteyelim ki insan kayırması olmaksızın sevgide kusursuz bulunalım.
3. Âdem’den bugüne kadar bütün nesiller geçip gitti; fakat Tanrı’nın lütfuyla sevgide mükemmelleştirilenlerin, Mesih’in Krallığı’nın gelişinde ortaya çıkacak olan dindarlar arasında bir yeri vardır.
4. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Öfkem ve gazabım geçene kadar kısa bir süreliğine iç odaya girin; [sonra] iyi bir günü hatırlayacağım ve sizi mezarlarınızdan çıkaracağım.”Yeşaya 26:20
5. Ne mutlu bizlere, sevgililer, eğer Tanrı’nın buyruklarını sevginin uyumu içinde yerine getirirsek, günahlarımız sevgi aracılığıyla bağışlansın diye.
6. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Suçları bağışlanan ve günahları örtülenlere ne mutlu; Rab’bin günah saymadığı, ağzında hile olmayan adama ne mutlu!"Mezmurlar 32:1-2
7. İşte bu mutluluk, Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı tarafından seçilmiş olanların üzerineydi. O’na çağların çağlarına yücelik olsun. Amin.
51. Bölüm
1. Bu nedenle, düşmanın [etkisiyle] işlediğimiz ve içine düştüğümüz her şeyin bağışlanması için dua edelim. Ayrıca, fitne ve bölünme önderleri de ortak umudu düşünmeliler.
2. Çünkü korku ve sevgiyle yaşayanlar, komşularının değil, kendilerinin kötü muamele görmesini tercih ederler. Ve bize doğru ve iyi bir şekilde emanet edilmiş olan uyumun bozulması yerine, kendi mahkûmiyetlerini üstlenmeyi tercih ederler.
3. Çünkü bir insanın yüreğini katılaştırmaktansa günahlarını itiraf etmesi iyidir; tıpkı Tanrı’nın hizmetkarı Musa’ya karşı isyan edenlerin yüreğinin katılaştığı gibi. Onların yargısı açıkça belli oldu.
4. Çünkü onlar Hades’e diri diri indiler ve ölüm onların çobanı olacaktır.Grekçesi θάνατος ποιμανεῖ αὐτούς’tur; ifade “ölüm onlara çobanlık edecektir” anlamına gelir. Bkz. Mezmurlar 49:14.
5. Firavun ve ordusu ile Mısır’ı yönetenlerin hepsi, savaş arabaları ve binicileriyle birlikte Kızıldeniz’e atılıp öldüler. Bunun tek sebebi, Tanrı'nın hizmetkârı Musa aracılığıyla Mısır'da mucizeler ve harikalar yapıldıktan sonra yüreklerinin katılaşmasıydı.
52. Bölüm
1. Kardeşler, Efendi’nin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Hiç kimseden, Kendisine ikrar etmekten başka bir şey istemez.
2. Zira seçilmiş Davut şöyle diyor: “Rab’be ikrar edeceğim ve [bu], boynuzlu ve toynaklı genç bir buzağıdan daha çok O’nu hoşnut edecektir. Fakirler görsün ve sevinsin.”Mezmurlar 69:30-32
3. Ve yine şöyle diyor: “Tanrı’ya övgü kurbanı sun ve En Yüce’ye adaklarını yerine getir. Sıkıntı gününde Bana haykır; seni kurtaracağım ve sen Beni yücelteceksin.”Mezmurlar 50:14-15
4. Çünkü Tanrı’ya [sunulan] kurban, kırılmış bir ruhtur.Mezmurlar 51:17
53. Bölüm
1. Çünkü sizler, sevgililer, kutsal yazıları anlıyorsunuz, hatta çok iyi anlıyorsunuz ve Tanrı’nın sözlerini yakından incelediniz. Bu nedenle bunları bir hatırlatma olarak yazıyoruz.
2. Musa dağa çıkıp kırk gün kırk gece oruç tutup alçakgönüllülük içinde kaldığında, Tanrı ona şöyle dedi: “Musa, Musa, buradan hemen in! Çünkü Mısır diyarından çıkardığın halk yasa dışı davrandı. Onlara buyurduğun yoldan çabucak saptılar ve kendilerine eritilmiş putlar yaptılar.”Mısır’dan Çıkış 32:7-8
3. Rab ona şöyle dedi: “Sana bir iki kez şöyle dedim: ‘Bu halkı gördüm; işte onlar dik başlıdırlar! İzin ver ki onları tamamen yok edeyim, adlarını gök altından sileyim ve seni bundan daha büyük, daha görkemli ve daha kalabalık bir ulus yapayım.’Mısır’dan Çıkış 32:9-10
4. Musa şöyle dedi: “Asla olmasın, Rab! Bu halkın günahını bağışla ya da beni de yaşayanların kitabından sil.”Mısır’dan Çıkış 32:32
5. Ne büyük bir sevgi! Ne eşsiz bir mükemmellik! Bir kul Rab’be cesurca konuşur. Kalabalık adına af diler ya da kendisinin de onlarla birlikte silinmesini talep eder.
54. Bölüm
1. Öyleyse, aranızda kim asildir? Kim şefkatlidir? Kim sevgiyle dolmuştur?
2. Şöyle desin: “Eğer isyan, fitne ve bölünmeler benim yüzümden çıktıysa, ben geri çekilirim; istediğiniz yere giderim ve kalabalığın buyurduğu şeyi yaparım. Yeter ki Mesih’in sürüsü, atanmış ihtiyarlarla barış içinde olsun.”
3. Bunu yapan kişi, kendisi için Mesih’te büyük bir şeref kazanacak ve her yer onu kabul edecektir; çünkü “Yeryüzü ve onun tüm doluluğu Rab’bindir.”Mezmurlar 24:1
4. Bunu, Tanrı’nın değişmez yaşamına göre yaşayanlar yapmışlardır ve yapacaklardır.
55. Bölüm
1. Uluslardan da örnekler verelim. Birçok kral ve lider, veba salgını zamanında, kehanetlerin öğütünü izleyerek, kendi kanlarıyla yurttaşlarını kurtarmak için kendilerini ölüme teslim ettiler. Birçoğu, artık isyan olmaması için kendi şehirlerini terk etti.
2. Biliyoruz ki aramızdan birçoğu, başkalarını fidye ile kurtarmak için kendilerini zincire teslim etti. Birçoğu kendilerini köleliğe teslim etti ve bedelini aldıktan sonra başkalarını doyurdu.
3. Tanrı’nın lütfuyla güçlenen birçok kadın, birçok yiğitçe [iş] yaptı.
4. Kutsanmış Yudit, şehir kuşatıldığında, ihtiyarlardan yabancıların kampına gitmesine izin verilmesini istedi.
5. Böylece kendini tehlikeye attı; vatanına ve kuşatma altındaki halkına duyduğu sevgi nedeniyle dışarı çıktı ve Rab, Holofernes’i bir kadının eline teslim etti.Yudit 8-13
6. İmanında kusursuz olan Ester de, İsrail on iki oymağını yaklaşan yıkımdan kurtarmak için kendini daha az tehlikeye atmadı. Çünkü oruçla ve alçakgönüllülükle, her şeyi gören çağların Efendisi’ne dua etti; O da onun canının alçakgönüllülüğünü görerek, uğruna tehlikede olduğu halkı kurtardı.Ester 2-6
56. Bölüm
1. Öyleyse, herhangi bir günaha düşmüş olanlar için de aracılık edelim ki onlara merhamet ve alçakgönüllülük verilsin ve [onlar] bize değil, Tanrı’nın iradesine boyun eğsinler. Çünkü böylece onlar için Tanrı’nın ve azizlerin önünde merhametle anılan, verimli ve eksiksiz bir anma olacaktır.
2. Sevgililer, kimsenin hoşnutsuz olmaması gereken terbiyeyi kabul edelim. Birbirimize verdiğimiz öğüt iyidir ve son derece faydalıdır; bizi Tanrı’nın iradesiyle birleştirir.
3. Çünkü kutsal söz şöyle der: “Rab beni terbiye ederek eğitti ve beni ölüme teslim etmedi.
4. Rab sevdiği kişiyi terbiye eder ve kabul ettiği her oğlunu kırbaçlar.”Özdeyişler 3:12; İbraniler 12:6
5. “Doğru Olan,” der, “beni merhametle terbiye edecek ve düzeltecek; fakat günahkârların yağı başımı meshetmesin.”Mezmurlar 141:5
6. Ve yine şöyle diyor: “Rab’bin azarladığı adama ne mutlu! Her Şeye Gücü Yeten’in öğüdünü reddetme; çünkü O acı çektirir ve sonra iyileştirir.
7. Yaralar ve elleri iyileştirir.
8. Altı kez seni sıkıntılardan kurtaracak ve yedincisinde kötülük sana dokunmayacak.
9. Kıtlıkta seni ölümden kurtaracak, savaşta seni demir elinden serbest bırakacak.
10. Dilin kırbacından seni saklayacak ve yaklaşan kötülüklerden korkmayacaksın.
11. Haksızlara ve yasasızlara güleceksin ve vahşi hayvanlardan korkmayacaksın,
12. çünkü vahşi hayvanlar seninle barış içinde olacak.
13. O zaman evinin barış içinde [olduğunu] ve çadırında yaşayışının kusursuz olacağınıGrekçesi οὐ μὴ ἁμάρτῃ’dir; ifade “günah işlemeyecektir” bileceksin.
14. Ve soyunun çok sayıda ve çocuklarının tarladaki otlar gibi olacağını bileceksin.
15. Olgunlaşmış tahılın hasat zamanı biçildiği gibi mezarına geleceksin ya da tıpkı harman yığınının doğru zamanda toplandığı gibi.”Eyüp 5:17-26
16. Görüyorsunuz, sevgililer, Efendi tarafından terbiye edilenler için ne büyük bir koruyuş vardır. Çünkü O, iyi bir Baba olarak, kutsal terbiyesiyle merhamet bulabilmemiz için bizi terbiye eder.
57. Bölüm
1. Bu nedenle, ey siz fitnenin temelini atanlar, ihtiyarlara itaat edin ve yüreklerinizin dizlerini bükerek tövbeye yönelin.
2. İtaat etmeyi öğrenin. Dilinizin kibirli ve gururlu dik başlılığını bir kenara bırakın. Çünkü Mesih’in sürüsüne dâhil olup küçük ama saygın bulunmanız, O’nun umudundan uzaklaştırılmaktan daha iyidir.
3. Çünkü en erdemli Bilgelik şöyle diyor: “İşte size nefesimdenGrekçesi πνοῆς’tir; sözcük “nefes”, “rüzgâr” veya “ruh” anlamına gelebilir. bir söz göndereceğim ve size sözümü öğreteceğim.
4. Çünkü Ben çağırıyordum, siz itaat etmediniz; sözler uzatıyordum, siz onlara kulak vermiyordunuz. Aksine, öğütlerimi geçersiz kılıyor ve uyarılarıma boyun eğmiyordunuz. Dolayısıyla Ben de sizin mahvolmanıza güleceğim ve felaket size geldiğinde, aniden karışıklık baş gösterdiğinde, yıkım fırtına gibi üzerinize geldiğinde veya sıkıntı ve kuşatma baş gösterdiğinde sevineceğim.
5. Zira siz Bana seslendiğiniz zaman size kulak vermeyeceğim. Kötüler Beni arayacaklar, ama bulmayacaklar; çünkü bilgelikten nefret ettiler, Rab korkusunu seçmediler, öğütlerime kulak vermek istemediler; aksine uyarılarımla alay ediyorlardı.
6. Bu yüzden kendi yollarının meyvelerini yiyecekler ve kendi tanrısızlıklarıyla doyacaklar.
7. Masumlara haksızlık ettikleri için öldürülecekler ve bir sorgulama kötüleri yok edecektir. Ama Beni dinleyen kişi umutla güven içinde yaşayacak ve her türlü kötülükten korkusuzca dinlenecektir.”Özdeyişler 1:23-33
58. Bölüm
1. O hâlde, itaatsiz olanlara Bilgelik aracılığıyla önceden bildirilen tehditlerden kaçarak O’nun en kutsal ve görkemli adına itaat edelim; öyle ki O’nun kutsallığı ve yüce büyüklüğü adına güvenerek yaşayalım.
2. Öğüdümüzü kabul edin; bu, sizin için pişmanlık duyulmayacak bir şey olacaktır. Çünkü Tanrı yaşıyor, Rab İsa Mesih yaşıyor ve seçilmişlerin imanı ve umudu olan Kutsal Ruh [da yaşıyor]. Bu nedenle, alçakgönüllülükle ve içten bir yumuşaklıkla, pişmanlık duymadan, Tanrı tarafından verilen hükümleri ve buyrukları yerine getiren kişi, İsa Mesih aracılığıyla kurtulanların sayısı arasına kaydedilecek ve sayılacaktır. Aracılığıyla O’na çağların çağlarına yücelik olsun. Amin.
59. Bölüm
1. Fakat eğer bazıları O’nun bizim aracılığımızla söylediklerine uymazsa, bilsinler ki kendilerini hiç küçük olmayan bir günah ve tehlikeye bulaştıracaklardır.
2. Biz ise bu günahtan masum olacağız ve içten ve yoğun bir yakarışla ve dua ederek, her şeyin Yaratıcısı’na, sevgili ÇocuğuBurada kullanılan Grekçe παῖς sözcüğü, “çocuk” ya da eserin diğer bölümlerinde “hizmetkâr” anlamında çevrilmiştir. İsa Mesih aracılığıyla tüm dünyadaki seçilmişlerinin sayısını bozulmadan koruması için yalvaracağız. O, [İsa Mesih] aracılığıyla bizi karanlıktan aydınlığa, cehaletten O’nun isminin yüceliğinin bilgisine çağırmıştır.
3. Ya Rab, tüm yaratılışın kaynağı olan İsmine umut bağlamamızı nasip et; yüreğimizin gözlerini aç ki en yücelerin tek En Yücesi ve en kutsalların En Kutsalı olan Seni tanıyalım. Kibirlilerin küstahlığı alçaltırsın, ulusların tasarılarını dağıtırsın, alçakgönüllüleri yüceltirsin ve yüceleri alçaltırsın; zengin eder ve fakirleştirirsin, öldürür ve yaşam verirsin. Sen ruhların tek bileni ve tüm bedenlerin Tanrısı’sın. Sen derinliklere bakarsın ve insanların işlerini görürsün; tehlikede olanların Yardımcısı, umutsuzluğa düşenlerin Kurtarıcısı, her ruhun Yaratıcısı ve Gözeticisi’sinBkz. 74 numaralı dipnot.. Yeryüzünde ulusları çoğaltırsın ve bunların arasından, aracılığıyla bizi eğittiğin, kutsadığın ve şereflendirdiğin sevgili Çocuğun İsa Mesih sayesinde Seni sevenleri seçersin.
4. Ey Efendi, Sana yalvarıyoruz: Yardımcımız ve Koruyucumuz ol. Aramızda sıkıntı içinde olanları kurtar. Alçakgönüllülere merhamet et. Düşmüş olanları kaldır. Yalvaranlara görün. Hastaları iyileştir. Halkından yoldan sapanları geri döndür. Aç olanları doyur. Esirlerimizi fidye et [ve kurtar]. Zayıfları ayağa kaldır. Cesareti kırılmış olanları teselli et. Bütün uluslar Seni bilsinler ki Sen tek Tanrısın; İsa Mesih Senin Çocuğundur ve biz Senin halkın ve otlağının koyunlarıyız.
60. Bölüm
1. Zira Sen, işlerinle dünyanın ebedî düzenini açığa çıkardın. Sen, ya Rab, yeryüzünü yarattın. Sen bütün nesiller boyunca sadıksın, yargılarda adilsin, güç ve yücelikte fevkaladesin; var olan şeyleri yaratmada bilge, kurup yerleştirmede ihtiyatlısın; görünenlerde iyilik eden ve Sana güvenenlere iyi olan, merhametli ve şefkatlisin. Günahlarımızı ve haksızlıklarımızı ve suçlarımızı ve kusurlarımızı bağışla.
2. Erkek ve kadın kullarının her günahını hesaba katma. Hakikatinin arındırmasıyla bizi temizle; yüreğin içtenliğiyle yürüyebilmemiz ve Senin ve önderlerimizin gözünde iyi ve hoş olan işleri yapabilmemiz için adımlarımızı doğrult.
3. Evet, ey Efendi, iyilik için yüzünü üzerimize esenlikte aydınlat ki kudretli elin tarafından sığınak bulalım ve yüce kolun sayesinde her türlü günahtan kurtulalım; bizi haksız yere bizden nefret edenlerden kurtar.
4. Tıpkı Sana iman ve hakikatle, dindar bir şekilde yakaran atalarımıza verdiğin gibi, hem bize hem de yeryüzünde yaşayan herkese uyum ve esenlik bahşet; böylece hem Senin her şeye gücü yeten ve yüce adına hem de yeryüzündeki yöneticilerimize ve önderlerimize itaatkâr olarak kurtulabilelim.
61. Bölüm
1. Sen, ya Efendi, onlara yüce ve tarif edilemez kudretin aracılığıyla yönetim yetkisini verdin; öyle ki onlara bahşettiğin yüceliği ve onuru bilerek, Senin iradene hiçbir şekilde karşı gelmeksizin onlara tâbi olabilelim. Ya Rab, onlara verdiğin yönetimi engel olmaksızın idare edebilsinler diye sağlık, esenlik, uyum ve istikrar ver.
2. Zira Sen, ey Göksel Efendi, çağların Kralı, insanoğullarına yeryüzünde var olan şeyler üzerinde yücelik, onur ve yetki bahşedersin. Sen, ya Rab, onların tasarılarını Senin önünde iyi ve hoş olana göre yönlendir; öyle ki Senin tarafından kendilerine verilmiş olan yetkiyi esenlik ve yumuşak huyluluk içinde, dindarca idare edebilsinler ve Senin merhametine erişsinler.
3. Tüm bu şeyleri, hatta bizim için bunlardan çok daha üstün şeyleri yapabilecek olan bir tek Sensin. Seni, canlarımızın Başkâhini ve Koruyucusu olan İsa Mesih aracılığıyla övüyoruz. O’nun aracılığıyla Sana yücelik ve görkem olsun; hem şimdi hem nesiller nesli boyunca hem de çağların çağlarına dek. Amin.
62. Bölüm
1. Kardeşler, dinimize dair konularda ve dindar ve doğru bir biçimde yönetmek isteyenler için erdemli yaşama en faydalı olan konular hakkında size yeterince yazdık.
2. Çünkü her konuyu ele aldık: iman ve tövbe ve gerçek sevgi ve özdenetim ve ağırbaşlılık ve sabır. Böylece, daha önce sözünü ettiğimiz atalarımızın alçakgönüllülükleri sayesinde hem Baba ve Yaratıcı olan Tanrı’yı hem de tüm insanları hoşnut ettikleri gibi, sizin de aynı düşüncede birleşerek, kin tutmadan, gayretli bir yumuşaklıkla, sevgi ve barış içinde, doğruluk, hakikat ve sabırla Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’yı saygıyla hoşnut etmenizin gerekli olduğunu size hatırlattık.
3. Ve tüm bunları [size] büyük bir memnuniyetle hatırlattık; çünkü açıkça biliyorduk ki Tanrı’nın eğitiminin sözlerini inceleyip araştıran, sadık ve çok saygın insanlara yazıyorduk.
63. Bölüm
1. Dolayısıyla, böylesine çok ve büyük örnekleri ele aldığımıza göre, boyun eğmek ve itaat yolunu benimseyerek canlarımızın yöneticilerine tâbi olmak yerindedir; öyle ki boş çekişmeleri bırakarak önümüze konulmuş olan hedefe, hiçbir kusur olmaksızın ve hakikat içinde ulaşabilelim.
2. Çünkü Kutsal Ruh aracılığıyla yazdıklarımıza itaat ederek, bu mektupta barış ve uyum adına yaptığımız çağrıya uygun olarak, kıskançlıktan [doğan] haksız öfkeyi söküp atarsanız, bize büyük bir sevinç ve neşe bahşetmiş olursunuz.
3. Ayrıca, gençliklerinden yaşlılıklarına kadar aramızda kusursuzca yaşamış, sadık ve sağduyulu olan adamları gönderdik. Onlar, sizlerle bizim aramızda tanık olacaklardır.
4. Ve bunu yaptık ki, tüm kaygımızın hem geçmişte hem şimdi sizin bir an önce barışa kavuşmanız için olduğunu bilesiniz.
64. Bölüm
1. Son olarak, her şeyi gören Tanrı, ruhların Efendisi ve tüm bedenlerin Rabbi, Rab İsa Mesih’i ve O’nun aracılığıyla bizleri seçkin bir halk [olmak üzere] seçmiş olan, O’nun görkemli ve kutsal ismini çağıran her cana iman, korku, esenlik, sabır ve dayanıklılık, özdenetim, paklık ve sağduyu versin; öyle ki başkâhinimiz ve koruyucumuz olan İsa Mesih aracılığıyla O’nun ismini hoşnut etsinler. O’nun aracılığıyla O’na hem şimdi hem de tüm çağların çağlarına dek yücelik, görkem, kudret ve şeref olsun. Amin.
65. Bölüm
1. Şimdi, tarafımızdan esenlik ve sevinç [içinde] gönderilmiş olan Klavdiyos Efebus ve Oualeriyus Bito ile Fortunatus’u bize tez geri gönderin ki dua ettiğimiz ve arzuladığımız barış ve uyumu en kısa sürede bildirsinler; böylece biz de sizlerin istikrarlığınız konusunda derhal sevinebilelim.
2. Rabbimiz İsa Mesih’in lütfu, sizinle ve O’nun aracılığıyla Tanrı tarafından çağrılmış olan her yerdeki herkesle birlikte olsun. O’nun aracılığıyla O’na, çağlardan çağların çağlarına dek yücelik, şeref, kudret, görkem ve ebedî bir taht olsun. Amin.
Romalıların Korintlilere MektubuBu imza biçimi yalnızca Kıpti el yazmalarında bulunmaktadır.
“1. Klemens Mektubu” Tanrı’yı Arzulamak ekibinden Travis Owens tarafından birebir çeviri yaklaşımı esas alınarak orijinal Grekçeden Türkçeye çevrilmiştir. Köşeli parantez içindeki notlar çevirmen tarafından alınmıştır.
Son güncelleme tarihi: 24.08.2026
Yorumlar