Barmen Teolojik Bildirisi (MS 1934)

Bu, Nazi Almanyası’nda rejimin dini hâkimiyet kurma ve Kilise’nin teolojik bağlılığını kontrol etme girişimlerini reddeden bir Protestan hareket olan İtirafçı Kilise’nin Teolojik Bildirisinin Türkçe çevirisidir.

Giriş

Barmen Teolojik Bildirisi, Almanya’daki bir grup kilise lideri tarafından, Hristiyanların Nazi Partisi’nin ve Hitler’in Nasyonal Sosyalizmi ile Hristiyanlık arasında hiçbir çelişki görmeyen “Alman Hristiyanları”“Alman Hristiyanları” (“Deutsche Christen”), Nazi döneminde Hristiyanlığı Nazi ideolojisiyle uyumlu hâle getirmeye çalışan ve kiliseyi Hitler yönetimine bağlamak isteyen bir Protestan harekettir. adlı popüler hareketin yaratığı zorluklara karşı durabilmelerine yardımcı olmak amacıyla kaleme alınmıştır.

1933 yılının Ocak ayında, Almanya’da hiçbir hükûmetin ekonomik buhran ve kitlesel işsizlik sorunlarını çözemediği uzun ve sıkıntılı yılların ardından, Adolf Hitler şansölye olarak atandı. Komünizm ve Bolşevizm korkusunu kullanarak, parlamentoyu kendisinin kararnameyle yönetmesine izin vermeye ikna edebildi. Hitler, gücünü pekiştirirken tüm siyasi hakları ve demokratik süreçleri ortadan kaldırdı: Polis, kişileri yargılanmadan hapiste tutabiliyor, özel konutları izinsiz arayabiliyor, mülke el koyabiliyor, yayınları sansürleyebiliyor, telefonları dinleyebiliyor ve toplantıları yasaklayabiliyordu.

Hitler kısa süre içinde kendi partisi dışındaki tüm siyasi partileri yasakladı, işçi sendikalarını dağıttı, üniversiteleri tasfiye etti, yargı sisteminin yerine kendi “Halk Mahkemesi”ni kurdu, Yahudilere yönelik sistematik bir terör kampanyası başlattı ve “Alman Hristiyanları” ile ittifak halinde olan ya da onlara sempati duyan kilise liderlerinin desteğini sağladı.

Almanların çoğu, Hristiyanlık, milliyetçilik ve militarizmin birliğini doğal kabul etti ve vatanseverlik duyguları Hristiyan hakikatiyle özdeşleştiriliyordu. Almanya’daki Hristiyanlar, ırksal olarak saf ulusu ve Hitler’in yönetimini Alman halkı için Tanrı’nın iradesi olarak yüceltiyorlardı.

Yine de, kiliselerden bazıları direndi. Kilise’nin Nasyonal Sosyalizm’in esaretine karşı çıkan o az sayıdaki kararlı kilise liderleri arasında pastörler Hans Asmussen, Karl Koch, Karl Iraruer, Martin Niemöller ve teolog Karl Barth bulunuyordu.

Bir dizi bölgesel toplantının ardından, bu adamlar 29-31 Mayıs 1934 tarihleri arasında Wuppertal’ın Barmen semtindeki Gemarke Kilisesi’nde Luteryen, Reform ve Birleşik“Birleşik Kilise” (“Unierte Kirche”), Almanya’da tarihsel olarak Luteryen ve Reform geleneklerinin tek bir kilise yapısı altında birleşerek ortak bir yönetim ve ibadet düzeni oluşturduğu Protestan kilisesidir. kiliselerin temsilcilerini bir araya getirdiler. Yüz otuz dokuz delegenin arasında atanmış rahipler, elli üç kilise üyesi ve altı üniversite profesörü bulunuyordu. Gündemin ana maddesi, Alman Hristiyanları’nın Nasyonal Sosyalizm’le uyum sağlamasına karşı Almanya’daki Evanjelik“Evanjelik” (“Evangelisch”), Almanya’da Luteryen, Reform ve Birleşik Kiliseler yani bütün Protestan Eyalet Kiliseleri için kullanılan bir terimdir. kiliseleri kararlı durmaya çağıracak bir bildirinin tartışılmasıydı.

Barmen Teolojik Bildirisi, her biri Kutsal Kitap’tan alıntı yapan, günümüz için çıkarımlarını belirten ve Alman Hristiyanları’nın yanlış öğretisini reddeden altı önerme içerir. Bildiri, yaşamın her alanının Rabbi olan İsa Mesih’te kilisenin özgürlüğünü beyan eder. Kilise, düzenini, hizmetini ve devletle olan ilişkisini belirleyen Tanrı’nın biricik ve tek Sözü olarak O’na itaat eder.

Bildiri tartışıldı ve hiçbir değişiklik yapılmadan kabul edildi, ve kilise’nin Alman Hristiyanları’na karşı çıkan kısmı olan “İtirafçı Kilise” onu destekledi. Günümüzde de pek çok Hristiyan ve cemaat için yol gösterici bir iman tanıklığı ve kendi inançlarını, öğretilerini ve direnişlerini şekillendiren önemli bir rehber olarak kabul edilir.

Barmen Teolojik Bildirisi (Tam Metin)

Önsöz

Alman Evanjelik Kilisesi, 11 Temmuz 1933 tarihli anayasasının giriş sözlerine göre, Reformasyon’dan doğmuş ve eşit konumda yan yana duran İtirafçı Kiliseler’in oluşturduğu bir birliktir. Bu kiliselerin birleşmesinin teolojik ön koşulu, Reich Hükümeti tarafından 14 Temmuz 1933 tarihinde tanınan Alman Evanjelik Kilisesi Anayasası’nın Madde 1 ve Madde 2,1’de belirtilmiştir:

1. Madde

Alman Evanjelik Kilisesi’nin dokunulmaz temeli, Kutsal Kitap’ta bize tanıklık edildiği ve Reformasyon’un ikrarlarında yeniden gün ışığına çıktığı şekliyle İsa Mesih’in Müjdesidir. Bununla, Kilise’nin misyonunu yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu yetkiler belirlenir ve sınırlandırılır.

2. Madde

Alman Evanjelik Kilisesi, kiliselerden (eyalet kiliseleri) oluşur.

Biz, Alman Evanjelik Kilisesi İtirafçı Sinod’da bir araya gelmiş olan Luteryen, Reform ve Birleşik kiliselerin, özgür sinodların, kilise kongrelerinin ve cemaat gruplarının temsilcileri olarak, Alman İtirafçı Kiliseler’in bir Birliği olarak Alman Evanjelik Kilisesi’nin temeli üzerinde birlikte durduğumuzu beyan ederiz. Bizi bir araya getiren, tek, kutsal, evrensel ve apostolik Kilise’nin tek Rabbi’ne olan ikarımızdır.

Biz, Almanya’daki tüm Protestan kiliselerin kamuoyu önünde, bu ikrarın ortaklığı ve dolayısıyla Alman Evanjelik Kilisesi’nin birliğinin son derece ağır bir tehlike altında olduğunu beyan ederiz. Bu birlik, hakim kilise partisi olan Alman Hristiyanları’nın ve onun desteklediği kilise yönetiminin, Alman Evanjelik Kilisesi’nin kuruluşundan sonraki ilk yıl içinde giderek daha görünür hale gelen öğretim ve davranış tarzı tarafından tehdit altındadır. Bu tehdit, Alman Evanjelik Kilisesi’ni birleştiren teolojik önkoşulun, hem Alman Hristiyanları’nın liderleri ve sözcüleri hem de kilise yönetimi tarafından sürekli ve temelden yabancı önkoşullarla bozulması ve etkisiz hale getirilmesinden ibarettir. Bunların geçerliliği halinde, bizde yürürlükte olan tüm itiraflara göre Kilise, Kilise olmaktan çıkar. Bunların geçerliliği halinde, Alman Evanjelik Kilisesi de İtirafçı Kiliseler’in Birliği olarak içsel olarak imkânsız hale gelir.

Luteryen, Reform ve Birleşik kiliselerin üyeleri olarak bugün bu konuda birlikte konuşabilir ve konuşmalıyız. Tam da çeşitli ikrarlarımıza sadık kalmak istediğimiz için, susmamıza izin yoktur, çünkü ortak bir zorluk ve deneme zamanında bize ortak bir sözün ağzımıza konulduğuna inanıyoruz. Bunun, İtirafçı Kiliseler arasındaki ilişkiler için ne anlama geleceğini Tanrı’ya emanet ediyoruz.

Biz, Kilise’yi harap eden ve dolayısıyla Alman Evanjelik Kilisesi’nin birliğini de bozan Alman Hristiyanları’nın yanılgıları ve mevcut Reich Kilisesi yönetimi karşısında, aşağıdaki Evanjelik hakikatleri ikrar ediyoruz:

1. Tez

İsa Mesih diyor ki: “Yol, gerçek ve yaşam Ben’im. Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez.”
Yuhanna 14:6
1 Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan giren kişi hırsız ve hayduttur. ... 9 Kapı Ben’im. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. ...
Yuhanna 10:1.9

Kutsal Yazılarda tanıklık edildiği gibi, İsa Mesih, dinlememiz, yaşamımızda ve ölümümüzde güvenmemiz ve itaat etmemiz gereken tek Tanrı Sözü’dür.

Biz, Kilise’nin, vaazının kaynağı olarak, Tanrı’nın bu tek Sözü’nün yanı sıra ve haricinde başka olayları ve hükümranlıkları, şahsiyetleri ve hakikatleri de Tanrı’nın vahyi olarak kabul edebileceği ve kabul etmesi gerektiği yanlış öğretisini reddediyoruz.

2. Tez

Ama siz Tanrı sayesinde Mesih İsa’dasınız. O bizim için tanrısal bilgelik, doğruluk, kutsallık ve kurtuluş oldu.
1. Korintliler 1:30

İsa Mesih, Tanrı’nın tüm günahlarımızın bağışlanması vaadi olduğu gibi, aynı şekilde ve aynı ciddiyetle, O bizim tüm yaşamımız üzerindeki Tanrı’nın güçlü talebidir. O’nun aracılığıyla, bu dünyanın tanrısız bağlarından sevinçli bir özgürlüğe, ve böylelikle Tanrı’nın yaratıklarına özgür ve şükran dolu bir hizmete kavuşturuluyoruz.

Biz, hayatımızda, İsa Mesih’e değil de başka efendilere ait olduğumuz ve O’nun aracılığıyla aklanmaya ve kutsallaşmaya ihtiyaç duymadığımız alanların var olduğu yanlış öğretisini reddediyoruz.

3. Tez

15 Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesih’e doğru her yönden büyüyeceğiz. 16 O’nun önderliğinde bütün beden, her eklemin yardımıyla kenetlenip kaynaşmış olarak her üyesinin düzenli işleyişiyle büyüyüp sevgide gelişiyor.
Efesliler 4:15-16

Hristiyan Kilisesi, İsa Mesih’in Söz ve Sakrament’te Kutsal Ruh aracılığıyla Rab olarak etkin ve hazır bulunduğu kardeşler topluluğudur. İmanıyla ve itaatıyla, mesajıyla ve düzeniyle, günah dünyasının ortasında bağışlanmış günahkarların kilisesi olarak yalnızca O’na ait olduğunu ve yalnızca O’nun tesellisi ve yönlendirmesiyle O’nun gelişini bekleyerek yaşadığını ve yaşamak istediğini tanıklık etmekle yükümlüdür.

Biz, Kilise’nin mesajının ve düzeninin şeklini, kendi keyfine veya o anda egemen olan dünya görüşü ve siyasi fikirlerin değişimine bırakabileceği yanlış öğretisini reddediyoruz.

4. Tez

İsa Mesih diyor ki 25 ... “Bilirsiniz ki, ulusların önderleri onlara egemen kesilir, ileri gelenleri de ağırlıklarını hissettirirler. 26 Sizin aranızda böyle olmayacak. Aranızda büyük olmak isteyen, ötekilerin hizmetkârı olsun.”
Matta 20:25-26

Kilise’deki çeşitli makamlar, birinin diğerleri üzerinde egemenlik kurmasını değil, tüm cemaate emanet edilen ve emredilen hizmetin yerine getirilmesini gerektirir.

Biz, Kilisenin, bu hizmetin dışında, egemenlik yetkilerine sahip özel liderler (Führer) atayabileceği veya kendisine atanmasına izin verebileceği yönündeki yanlış öğretiyi reddediyoruz.

5. Tez

Tanrı’dan korkun, krala saygı gösterin.
1. Petrus 2:17

Kutsal Yazılar bize, devletin ilahi buyruk gereği henüz kurtarılmamış olan ve Kilise’nin de içinde bulunduğu dünyada, insan kavrayışı ve insan gücü ölçüsünde, şiddet tehdidi ve uygulaması yoluyla adalet ve barışı sağlama görevine sahip olduğunu bildirir. Kilise, Tanrı’ya şükran ve hürmet ile O’nun bu düzeninin iyiliğini kabul eder. O, Tanrı’nın Krallığını, Tanrı’nın Yasası’nı, adaletini ve dolayısıyla yönetenlerin ve yönetilenlerin sorumluluğunu hatırlatır. Tanrı’nın bütün şeyleri taşıdığı Söz’ün gücüne güvenir ve itaat eder.

Biz, devletin kendi özel görevinin ötesine geçerek, insan yaşamının tek ve mutlak düzeni haline gelmesi ve böylece Kilise’nin görevini de yerine getirmesi gerektiği ve getirebileceği yanlış öğretiyi reddediyoruz. Ayrıca, Kilise’nin kendi özel görevinin ötesine geçerek, devlete özgü nitelikleri, görevleri ve saygınlığı üstlenmesi ve böylece devletin bir organı hâline gelmesi gerektiği veya gelebileceği yanlış öğretiyi reddediyoruz.

6. Tez

İsa Mesih diyor ki: ... İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.
Matta 28:20
... Tanrı'nın sözü zincire vurulmuş değildir.
2. Timoteos 2:9

Özgürlüğünün dayanağı olan Kilise’nin görevi, Mesih’in yerine ve dolayısıyla O’nun kendi sözü ve eylemi hizmetinde, vaaz ve sakrament aracılığıyla Tanrı’nın bedelsiz lütfunun mesajını tüm halka duyurmaktır.

Biz, Kilisenin, insani kibirle, Rab’bin Sözü’nü ve işini, kendi keyfi olarak seçtiği istek, amaç ve planların hizmetine sunabileceği yanlış öğretiyi reddediyoruz.

Son Sözler

Alman Evanjelik Kilisesi’nin İtirafçı Sinod, bu gerçeklerin kabulünde ve bu yanılgıların reddinde, Alman Evanjelik Kilisesi’nin, bir İtirafçı Kiliseler birliği olarak, vazgeçilmez teolojik temelini gördüğünü beyan eder; bu açıklamasına katılabilen herkesi, kilise politikalarına ilişkin kararlarında bu teolojik hakikatleri göz önünde bulundurmaya çağırır; ilgili olan herkesi inanç, sevgi ve umudun birliğine geri dönmeye davet ediyor.

Verbum dei manet in aeternum.Latince “Tanrı’nın Sözü sonsuza dek kalır.”



“Barmen Teolojik Bildirisi” Tanrı’yı Arzulamak ekibi tarafından orijinal Almanca metinden Türkçeye çevrildi.

Dipnotlar

Yorumlar