Zwingli'nin 67 Maddesi (MS 1523)

Bu, İsviçreli Protestan Reformcu Huldrych Zwingli’nin İsviçre Reformu’nun temelini atan “67 Madde” yazısının Türkçe cevirisi.

Giriş

İsviçreli Protestan Reformcu Huldrych Zwingli’nin “67 Madde” yazısı, 1523 yılında Zürih’te Reform hareketinin yönünü belirlemek amacıyla kaleme alınmış kısa ama son derece yoğun bir teolojik bildirgedir. Zwingli bu metni, 29 Ocak 1523 tarihinde Zürih’te düzenlenen kamuya açık teolojik tartışma öncesinde, hem Roma Kilisesi’nin öğretilerine cevap vermek hem de Reform’un hangi ilkeler üzerine kurulacağını açıkça ortaya koymak için yazmıştır.

Bu tartışmanın sonunda şehir meclisi, Papa’nın talebi doğrultusunda Zwingli’yi sınır dışı edip etmeyeceğine ya da onun Reform programını kabul edip etmeyeceğine karar verecekti. Toplantıya, salonu hınca hınç dolduran 600’den fazla kişi katıldı. Zwingli ve taraftarları, parlamento salonunun ön kısmında, üzerine Septuaginta (Grekçe Eski Ahit), İbranice Eski Ahit, Grekçe Yeni Ahit ve Latince Vulgata’nın serildiği bir masanın başında oturdular.

Tartışma, bütünüyle Zwingli’nin dehasının etkisi altında geçti. Sonuç olarak sehir meclisi onun tezlerini kabul etmekle kalmadı, aynı zamanda fikirlerinin savunucusu ve Zwingli’nin koruyucusu haline geldi. Böylece Reformasyon hem Zürih’e hem de İsviçre’nin diğer şehirlerine ulaşmış oldu.

Bu 67 Madde, skolastik tartışmalardan ziyade sade ve polemikçi bir dille, doğrudan Kutsal Yazılar’a dayanarak formüle edilmiştir ve özellikle Kutsal Yazılar’ın mutlak otoritesi, Mesih’in tek aracı olması, Kutsal Ayin’in kurban değil bir anma olması, ruhban sınıfının ayrıcalıklarının reddi ve kilise uygulamalarının Kutsal Kitap’a göre yeniden düzenlenmesi gibi temel konuları ele alır. Tarihsel olarak 67 Madde, Zürih Reformu’nun resmî temel belgesi hâline gelmiş ve İsviçre Reformu’nun bağımsız, Lutherci çizgiden farklı bir kimlik kazanmasında belirleyici olmuştur.

67 Madde (Tam Metin)

Ben, Huldrych Zwingli, aşağıda belirtilen maddeleri ve görüşleri, “theopneustos” (yani Tanrı tarafından esinlenmiş) olarak adlandırılan Kutsal Yazılar temelinde, övgüye değer Zürih şehrinde vaaz ettiğimi beyan ederim. Ve bu maddeleri Kutsal Yazılar uyarınca savunmaya hazırım. Şayet Kutsal Yazıları doğru anlamıyorsam, bir başkası tarafından eğitilmeyi kabul ederim; ancak sadece Kutsal Yazıları kullanarak.

1. Müjde’nin, Kilise’nin onayı olmadan hiçbir şey ifade etmediğini söyleyen herkes yanılır ve Tanrı’ya küfretmiş olur.

2. Müjde’nin özeti şudur: Tanrı’nın gerçek Oğlu olan Rabbimiz Mesih, bize göksel Babasının iradesini bildirmiş, ve kendi günahsizliğiyle bizi ölümden kurtarmış ve Tanrı ile barıştırmıştır.

3. Bu nedenle, geçmişte yaşamış, şimdi yaşayan ve gelecekte yaşayacak olan herkesin kurtuluşuna giden tek yol Mesih’tir.

4. Kim başka bir kapı ararsa ya da gösterirse, yanılır. Hatta o, canların katili ve hırsızdır.

5. Bu nedenle, diğer öğretileri Müjde ile eşit veya daha üstün gören herkes yanılır. Onlar Müjde’nin ne olduğunu bilmezler.

6. Mesih İsa, Tanrı tarafından vaat edilen ve tüm insanlığa verilen rehber ve komutandır.

7. O, sonsuz bir kurtuluştur ve O’nun bedeni olan tüm imanlıların başıdır. Bu beden O’ndan ayrı olarak ölüdür ve hiçbir şey yapmaktan acizdir.

8. Bundan şu sonuç çıkar: Öncelikle, Baş’ta yaşayanların hepsi Tanrı’nın üyeleri ve çocuklarıdır. Ve Kilise, azizlerin cemaati, Mesih’in gelini, “ecclesia catholica”Yani “Evrensel Kilise”. budur.

9. İkinci olarak şu sonuç çıkar: Fiziksel uzuvların, kendilerini yöneten baş olmadan hiçbir şey yapmaya aciz olmaları gibi Mesih’in bedenindeki herhangi birinin de Baş olan Mesih olmadan herhangi bir şey yapması imkansızdır.

10. Baş olmadan beden uzuvlarının bir şeyler yapmaya kalkışması ne kadar felaketse - birbirlerini parçalar, yaralar, kendilerine zarar verirler - tıpkı bunun gibi, Mesih’in üyeleri de Başları Mesih olmadan bir şey yapmaya kalkıştıklarında halleri kötü olur: Kendilerini akılsız yasalar ile döver ve yük altına sokarlar.

11. Bu nedenle görüyoruz ki sözde ruhban sınıfının kendi gösterişi, zenginliği, makamları, unvanları ve yasalarıyla ilgili düzenlemelerinin her türlü ahmaklığın kaynağıdır; çünkü bunlar Baş ile uyumlu değildir.

12. Bu yüzden hâlâ öfkeyle köpürüyorlar, ama Baş uğruna değil (çünkü Tanrı’nın lütfuyla bu zamanlarda O’nu ortaya koymaya gayret ediyoruz); aksine artık taşkınlık yapmalarına izin verilmediği ve yalnızca Baş’a kulak verilmesi istendiği için kuduruyorlar.

13. Başa kulak verildiğinde, Tanrı’nın iradesi açık ve net bir biçimde öğrenilir. İnsan O’nun Ruhu aracılığıyla O’na çekilir ve O’na benzer olmak üzere değiştirilir.

14. Bu nedenle tüm Hristiyanlar, her yerde yalnızca Mesih’in Müjdesi’nin vaaz edilmesi için ellerinden gelenin en iyisini yapmalıdırlar.

15. Çünkü Müjde’ye iman kurtuluşumuzu oluşturur, imansızlık ise mahkûmiyetimizi; zira bütün gerçek onda açıktır.

16. İncil’de, insan öğretilerinin ve kurallarının kurtuluş için hiçbir yararı olmadığını öğreniriz.

Papa Üzerine

17. Mesih, tek ve ebedi başkahindir. Bundan şu sonucu çıkarıyoruz: Başkahin olduğunu iddia eden herkes, Mesih’in onuruna ve yetkisine karşı durur, hatta onu reddederler.

Kutal Ayin Üzerine

18. Kendini bir kez kurban eden Mesih, bütün imanlıların günahları için sonsuza dek geçerli ve bedelini ödeyen bir kurbandır. Bundan şu anlaşılır ki: Kutsal Ayin bir kurban değildir; aksine, kurbanın anılması ve Mesih’in bizim için sağladığı kurtuluşun kesin güvencesidir.

Azizlerin Şefaati Üzerine

19. Bizimle Tanrı arasındaki tek aracı Mesih’tir.

20. Tanrı, O’nun adıyla bize her şeyi vermek ister. Bundan, bu zamanın ötesinde O’ndan başka hiçbir aracıya ihtiyacımız olmadığı sonucu çıkar.

21. Yeryüzünde birbirimiz için dua ettiğimizde bunu, her şeyin bize yalnızca Mesih aracılığıyla verildiği güveniyle yaparız.

İyi İşler Üzerine

22. Mesih bizim doğruluğumuzdur. Bundan, işlerimizin ancak Mesih’ten geldiği ölçüde iyi olduğu sonucuna varırız. Ama bizden geldiği ölçüde ne doğru ne de iyidirler.

Ruhban Sınıfının Mülkiyeti Üzerine

23. Mesih, bu dünyanın malını ve gösterişini reddeder. Bundan anlıyoruz ki, O’nun adına zenginlikleri kendilerine çekenler, O’nu ağır bir şekilde zarara uğratıyorlar; çünkü O’nu, kendi açgözlülükleri ve kötü niyetleri için bir örtü olarak kullanıyorlar.

Yiyecek Yasakları Üzerine

24. Hiçbir Hristiyan, Tanrı’nın emretmediği işleri yapmak zorunda değildir. Dolayısıyla, her zaman her türlü yiyeceği yiyebilir. Buradan öğrenilir ki “Peynir ve Tereyağı Mektupları”Roma Kilisesi, belirli bir ücret karşılığında oruç döneminde peynir ve tereyağı yemeye izin veriyordu. bir Roma aldatmacasıdır.

Bayram Günleri ve Ruhani Yolculuklar Üzerine

25. Zaman ve mekân, Hristiyanlara tâbidir, insan ise onlara tâbi değildir. Bundan öğreniyoruz ki, zaman ve mekânı kısıtlayanlar, Hristiyanları özgürlüklerinden mahrum bırakırlar.

Cübbeler, Kıyafetler ve NişanlarVeya “rozetler”. Üzerine

26. Tanrı için ikiyüzlülükten daha hoşnutsuzluk verici hiçbir şey yoktur. Bundan öğrenebiliriz ki; insanların önünde kendini olduğundan daha iyi gösteren her türlü ikiyüzlü tavır, ağır bir riyakârlık ve ahlâksızlıktır. Bu noktada cübbeler, nişanlar, tonsürlerKeşişler arasında yaygın olan, başın tepesinin tıraş edildiği bir saç modeli. vb. geçerliliğni yitirir.

Tarikatlar ve Mezhepler Üzerine

27. Tüm Hristiyanlar Mesih’in kardeşleridir ve kendi aralarında da kardeştirler. Hiç kimse kendisini diğerlerinin üzerinde bir “baba” mertebesine yükseltmemelidir. Bu noktada tarikatlar, mezhepler ve hizipler geçerliliğini yitirir.

Ruhbanların Evliliği Üzerine

28. Tanrı’nın izin verdiği veya yasaklamadığı her şey meşrudur. Bundan, evliliğin tüm insanlara uygun olduğu sonucu çıkar.

29. Ruhban denenlerin tümü, Tanrı’nın kendilerine iffet armağanını vermediğini fark ettikten sonra evlilik yoluyla kendilerini korumazlarsa, günah işlemiş olurlar.

İffet Yemini Üzerine

30. Bütün bekâret yemini edenler, çocukça ya da ahmakça bir şekilde fazla söz verirler. Bundan öğreniyoruz ki, böyle yeminleri kabul edenler, dindar insanlara karşı korkunç bir günah işlerler.

Aforoz Üzerine

31. Aforozu tek bir kişi uygulayamaz; bunu ancak Kilise, yani aforoz edilecek kişinin arasında yaşadığı cemaat, gözetmenle, yani papazla, birlikte yapabilir.

32. Aforoz cezası yalnızca alenen skandal veren kişiye uygulanabilir.

Haksız Kazanılan Mal Üzerine

33. Haksız yere edinilmiş mal, tapınaklara, manastırlara, keşişlere, papazlara, rahibelere değil, ihtiyaç sahiplerine verilmeli; eğer bu mal hakiki sahibine geri verilemiyorsa.

Sivil Yönetim Üzerine

34. Sözde ruhban iktidarının, kendi hakimiyeti için Mesih’in öğretisinde hiçbir dayanağı yoktur.

35. Fakat dünyevi iktidar, gücünü ve meşruiyetini Mesih’in öğretisinde ve eyleminde bulur.

36. Sözde ruhban iktidarının kendinde hak gördüğü tüm yargı yetkisi, Hristiyan olmak şartıyla, aslında dünyevi iktidara aittir.

37. Dünyevi iktidara karşı bütün Hristiyanlar, hiç kimse istisna olmaksızın, itaatle yükümlüdür...

38. ... Tanrı’ya aykırı bir şey emretmedikleri sürece.

39. Bu nedenle, tüm yasaları ilahi iradeye uygun olmalıdır; öyle ki, baskı gören kişi şikayette bulunmasa bile onu korumalıdırlar.

40. Yalnızca onlar haklı olarak öldürme yetkisine sahiptir; ve yalnızca alenen skandal verenlere karşı (Tanrı gazaplanmaksızın başka bir şey buyurmadıkça).

41. Tanrı önünde hesap verecekleri kişilere doğru öğüt ve yardımda bulunurlarsa, o kişiler de onların maddi ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür.

42. Fakat sadakatsiz davranır ve Mesih’in ölçüsünden saparlarsa, Tanrı’nın izniyle görevlerinden indirilebilirler.

43. Özet: En iyi ve en sağlam krallık, yalnızca Tanrı ile birlikte hükmedenin krallığıdır. Ve en kötü ve en zayıf krallık, kendi keyfine göre hükmedenin krallığıdır.

Dua Üzerine

44. Doğru tapınanlar, insanların önünde bağırıp çağırmadan, ruhta ve gerçekte Tanrı’ya yakarırlar.

45. İkiyüzlüler, insanlar tarafından görülmek için işlerini yaparlar; bu çağda da ödüllerini alırlar.

46. Bundan şu sonuç çıkarılmalıdır: İçten bir bağlılık olmaksızın ve yalnızca para uğruna yapılan tapınak ilahileri veya haykırışları, ya insanların önünde övgü ya da kazanç peşindedir.

Fitne Üzerine

47. Bir insan, bir Hristiyan’a tökezleme sebebi olmaktansa ya da onu utanca sürüklemektense, bedensel ölümü tercih etmelidir.

48. Zayıflığı veya bilgisizliği nedeniyle, haklı bir sebep olmaksızın tökezleyen kişi, zayıf veya bilgisiz hâlinde bırakılmamalıdır; aksine o kişi güçlendirilmelidir ki günah olmayan şeyi günah sanmasın.

49. Din adamlarının evlenmesine izin verilmeyip de belirli bir miktar para karşılığında fahişe tutmalarına müsaade edilmesinden daha büyük bir skandal tanımıyorum.

Günahların Bağışlanması Üzerine

50. Günahları yalnızca Tanrı, Rabbimiz Mesih İsa aracılığıyla bağışlar.

51. Böyle bir şeyi yaratılmış olana izin veren kimse, yüceliği Tanrı’dan çekip alır ve Tanrı olmayana verir. İşte bu, gerçek anlamda putperestliktir.

52. Bu nedenle; rahibe veya komşuya yapılan günah çıkarma, günahların bağışlanması olarak değil, öğüt isteme olarak görülmelidir.

53. İnsanî takdirden kaynaklanan, dayatılmış tövbe işleri - aforoz hariç - günahı ortadan kaldırmaz; bunlar yalnızca başkalarını korkutması için yüklenir.

54. Mesih bütün acılarımızı ve ıstıraplarımızı üzerine almıştır. Dolayısıyla, yalnızca Mesih’e ait olanı tövbe amellerine atfeden kişi, yanılır ve Tanrı’ya hakaret eder.

55. Tövbe eden bir insana herhangi bir günahın bağışlanamayacağını söyleyen kimse, Tanrı’nın ya da Petrus’un değil, Şeytan’ın tarafındadır.

56. Belirli günahları yalnızca para karşılığında bağışlayan kimse, Simun’un ve Balam’ın suç ortağıdır ve gerçek anlamda Şeytan’ın bir elçisidir.

Araf Üzerine

57. Gerçek Kutsal Yazılar, bu hayattan sonra araf hakkında hiçbir şey bilmez.

58. Vefat edenler hakkındaki yargı hükmünü yalnızca Tanrı bilir.

59. Tanrı bunun hakkında bize ne kadar az şey bildirmişse, bizim de onu bilmeye o kadar az kalkışmamız gerekir.

60. Eğer kederli bir insan, ölmüş olanlar için Tanrı’dan merhamet dilerse, bunu reddetmem. Ancak bunu belli bir zamana bağlamak (ölümcül günah için 7 yıl) ve kazanç uğruna yalan söylemek, insanca değil, şeytanîdir.

Ruhbanlık Üzerine

61. Son zamanlarda rahiplerin aldıkları kutsama karakteri hakkında Kutsal Yazılar hiçbir şey bilmiyor.

62. Tanrı’nın sözünü duyuranlar dışında hiçbir rahibi de tanımaz.

63. Ama bunlara saygı gösterilmesini emreder, yani fiziksel besin sunulmasını.

Kötüye Kullanımın Durdurulması Üzerine

64. Hatasını fark eden herkesten hiçbir bedel talep edilmemeli; aksine onların huzur içinde ölmelerine izin verilmeli ve ardından vakıf malı Hristiyan ilkelerine uygun şekilde kullanılmalıdır.

65. Hatasını kabul etmek istemeyenlerle ise şüphesiz Tanrı ilgilenecektir. Bu nedenle, onlara karşı şiddet uygulanmamalıdır; ancak öyle ölçüsüz ve uygunsuz biçimde saptırırlarsa ki, şiddetten kaçınmak mümkün olmazsa, o durum istisnadır.

66. Tüm ruhani liderler derhal kendilerini alçaltsın ve yalnızca Mesih’in çarmıhını - para sandığını değil - yüceltmelidirler; aksi takdirde mahvolurlar. Çünkü sana söylüyorum: “Balta ağacın köküne dayanmıştır.”Matta 3:10.

67. Eğer biri faiz, ondalık, vaftiz edilmemiş çocuklar ve konfirmasyon hakkında benimle bir tartışma yürütmek isterse, cevap vermeye memnuniyetle hazırım.

Burada hiç kimse sofistlikle ya da insanî laf kalabalığıyla tartışmaya cüret etmesin; aksine Kutsal Yazıları yargıç olarak kabul ederek gelsin (çünkü Yazılar Tanrı’nın Ruhunu solur). Öyle ki, ya hakikat bulunsun ya da - umduğum gibi - hakikat zaten bulunmuşsa, ona sıkı sıkıya bağlı kalınsın.

Tanrı bunu gerçekleştirsin!



Zwingli’nin “67 Madde” yazısı, Tanrı’yı Arzulamak ekibi tarafından orijinal Almanca metinden Türkçeye çevrildi.

Dipnotlar

Yorumlar